10-15 yıl kadar önce, bir seneye yakın Van’da yaşamıştım. Orada tanıdığım bir çocuk vardı. Bilkent mezunu ama ailesi oralı, geri dönüp yerleşmiş. Parası falan vardı, rahattı. Bir pizzacı açmış, oyalanıyordu. Ben döndükten sonra ara ara konuşurduk, naber nasılsın diye. “Süpper abi, herşey süper, harika” derdi hep.. Gülerdik bu muhabbete çünkü, sanırsın bir sosyal hayat, bir sürü kültürel etkinlik, festivaller vs. Hele o zamanlar Van’da pek bir şey yok. Her yeni gelen Van Gölü’ne götürülür, minik teknelerle Akdamar adasına geçilirdi. Bir de bir bilardo salonu vardı. Üç gün takıldıktan sonra herkesin tüm yüz hatlarının bakmadan resmini çizebilecek duruma gelirdin. Genelde sonunda kendini edebiyata verirdin 
Bir de Van kedileri vardı tabii
Hareket halinde bir tanesinin resmini ekliyorum.
(Fotoğraflar Van’dan yeni dönmüş bir arkadaşın arşivinden)
1-2 günlüğüne annemlerin yanına yazlığa gideceğim de; kendi kendimi “süper ya, harika” derken buldum. Aklıma bunlar geldi, gülümsedim.
İmza D.