»
M
E
N
Ü
«
Çeşit çeşit baykuş..
7.May.2009

Ofiste senenin en yoğun dönemini geçiriyoruz. Her sene böyle oluyor. Ben her sene, “bu  seferi de atlatayım, seneye her işi  günü gününe halledeceğim” deyip kendime yeminler ediyorum. Sonra bakıyorum gene bu durumdayım. Bünye ders almayı, tekamül etmeyi reddediyor. İşler bu kadar yoğunken bir sürü de seyahat etmek gerekiyor. Gerçi evrene yanlış mesajlar vermek istemem;  seyahat etmeyi seviyorum memnunum. Mevcut durumun artarak sürmesini istiyorum. Sabah, 40  dakikalık kısa bir uçak yolculuğu  için 100 ( yazıyla yüz) dakika uçağın içinde bekledim. Bitap düştüm. En son ATM’nin önünde telefonumu unuttuğumu ve bir amcanın arkamdan koşturduğunu hatırlıyorum.

Bu halde ofise gelip masadan kalkmadan 6 saat de bilgisayar başında çalışınca bünye mola istedi, verdim. Incık cıncık gezmeye başladım web’de.  Algıda seçicilik gözüme baykuşlar takıldı hep. Birincisi sparklehen‘den sevimli bir baskı. 12 dolar  civarı.  1-owl-in-a-teacup

Diğeri ise amy‘den oyuncak hayvan patronları. Tabii arada baykuşlar da var. Ben de yetenek / sabır yok, ama bu patronları teyzeme veya anneme paslayıp yalvarmaya başlamalı bir ara.

amy

Bir diğeri de, graphicspaces‘den bir duvar  çıkartması. Yanlız fiyatı 200 dolar. İnternetten sipariş verirseniz 100 dolar üstü  gümrüğe takılıyor,  sıkıntı olabilir. Bir kere başıma geldi, illallah dedim. Ben şahsen bir daha uğraşamam:) Çıkartma gerekirse yurt içinden ediniriz.

duvar-stickeri

Bir de RusticGoth‘dan bir resim. Depresif tamam ama buradaki baykuş çok şaşkın, seviyorum o yüzden.

rusticgoth1

Aslında RusticGoth’in çizgileri doğal olarak içimi sıkıyor. Ama şu anda o kadar  yorgunum ki, resimdeki kız benim. Gidiyorum ben evime dinlenmeye. Hoşcakalın.

İmza D.

Limoncello tarifi
7.May.2009

eufot-lemon-afBir arkadaşımız var, İtalyanlarla çalışıyor. Ne zaman  evine gitsek, sağolsun  masada limoncello‘yu  ihmal etmez. Biz de ailecek pek severiz. Biri İtalya’ya gidecek olsa hemen peşine düşeriz. Yalvarırız yakarırız, hediye olarak bekleriz. Geçen gün “yahu biz neden evde yapamayalım?” dedik. İtalyanlarla çalışan arkadaşın peşine düştük. O da devamlı limoncello tedarik eden şahsın peşine düştü ve Gianni tarifi yolladı. Şöyle:

- 10 orta boy  limon ( büyükse daha az sayıda yeterli)
- 1 litre %95 alkol ( Bunu da eczaneden almak lazım herhalde. İnsan kolonya içip intihara teşebbüs edip kör olan insanların haberlerini okudukça tırsıyor alkolü doğrudan içmeye, acaba votkayla olur mu? Eczacılık falan okuyan varsa, cevap versin)
- 1 litre su
- 800 gr  şeker

Hazırlanışı: Limonları soyuyoruz ama sadece sarı kısmını, beyaz zar kalıyor. Kapağı hava almadan kapanacak bir şişeye koyuyoruz, alkolü ekleyip kapatıyoruz. Şişeye 5  gün hücre cezası veriyoruz, karanlıkta tutuyoruz, hergün bir kere sallıyoruz. 5 gün sonra suyu ve şekeri bir tencereye koyuyoruz. Şeker eriyene kadar ısıtıyoruz. Karışım bir gün bekliyor. Limonların zarlarını çıkarıyoruz. Sonra bir huniye tülbent geriyoruz. Ve şurubu şişelere boşaltıyoruz.

lemon-growers-to-foster-lemon-awareness

Yaklaşık 2.5 litrelik 35 derece bir likör ortaya çıkıyormuş. Afiyetle içmece.

P.S: Fotoğraflar buradan ve buradan .

İmza D.

Yazarlar: D. - G. - B.
Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin