Sean Penn’in müptelası olduğumu daha önce bir kaç kere söylemiştim. Gerçi Milk seyrettiğim en güzel filmi değil bence, ama son zamanlarda okuduğum bir iki yazı bana filmi tekrar düşündürttü.

Milk 1977 yılında belediye başkanı seçildiğinde ABD’de eşcinsel kimliğini saklamadan üst düzey yöneticiliğe seçilen ilk bürokrat olmuştu. Film Harvey’in 40-48 yaş arası hayatını anlatıyor. Hikaye NY’da başlıyor ve Milk’in sevgilisi ile San Fransisco’ya taşınıp Castro’da bir dükkan kiralamaları ile gelişiyor. Castro işçi kesiminin yoğun olarak yaşadığı bir bölge ve kısa zamanda geylerin rağbet ettiği bir muhit haline geliyor. Milk bir süre sonra herkese eşit hak söylemiyle politikaya baş koyuyor. Herşey bir yana, filmi izlerken politikacılığın olmazsa olmaz şartının bir şeylere cidden gönül vermek olduğunu anlıyorsunuz. Ben mesela o kampanyaların yoğunluğunu hayatta kaldıramazdım. Tüm kampanya ekibini üç gün sonra kapının dışına koyup pijamalarımın peşine düşerim. Millete ayıp olur. Neyse Milk böyle yapmıyor. İnananı da çok. Seçiliyor.
Filmde gey karakterleri diğerleri ile harmanlamışlar. Geyler gey olmayanları, gey olmayanlar geyleri canlandırmış. Oyuncuların bir şansı da karakterlerin çoğunun henüz hayatta olması olmuş, danışma şansı varmış. Filmde Penn’in nasıl zayıflamış göründüğüne de dikkatinizi çekerim. Filmdeki dükkanın sahnelerini orjinal mekanında çekip kiracıya sizi 9 hafta kadar dışarı alabilir miyiz demiş, ayarlamışlar. Film, kostümler ve mekanlar açısından gerçekten 70′lerin sonunda çekilmiş gibi. Ara ara eski gösteri kayıtlarının kullanıldığından süpheleniyor insan. Güzel cidden.
Bir de güzel haber var. Sean Penn’in rol aldığı Tree of Life yakında vizyonda.
Milk nereden aklıma geldi derseniz, belki basından takip etmişinizdir; bir kaç gündür cinsel tercihi bir şekilde ortaya çıkmış bir futbol hakeminin, bu mesleği layıkıyla yapıp yapamayacağına dair saçma sapan bir tartışma sürüyor. Bu hakem, önceki akşam Habertürk’de Ahmet Çakar’ın programına katılıp kimliğini açıklamış. Yüzünün mozaiklenmesine de itiraz etmiş. Doğrusu televizyona çıkıp eşcinsel kimliğini açıklamak bana maço Türk futbol camiası açısından çok cesurca geldi. Kendisinin, mesleğine sorunsuz devam edebilmesini canı gönülden diliyorum. Ama çok üzülerek, tünelin sonunda fazla ışık görmediğimi de itiraf etmeliyim.
Bu arada en favori filmlerimden birinin bu konulara parmak bastığı aklıma geldi. Onu da ufaklık izin verdiği ölçüde bugün, yarın yazarım. Malum bugün tatil, evde birlikteyiz:).
İmza D.