SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Katile empati
Jun 11th, 2009 by D.

Adana’da SBS’ye girmesine izin vermedi diye annesini öldüren 11 yaşındaki kızı okumuşunuzdur. Çok kafamı meşgul etti bu benim, katil göremedim kendisini. Bir kız daha vardı Ankara’dan Başak diye. Bir süre öncesi öğretim üyesi annesini öldürmüştü. Bu nasıl bir hınç ya, bas git terk et evi kurtarmıyor mu? Başak Aydıntuğ’nun katil olduğunu düşünmek göreceli olarak bana daha kolay geliyor, daha tuzu kuru bir tip gibi ama R.A.’nın durumu beni perişan etti. Aile bireyleri açısından da. Başak’ın babası, gerçi yeniden evlenmiş ama kızının eski karısını öldürdüğü gerçeğiyle yaşamak zorunda. Üstelik çocuğun uzun süre -müebbet mi yedi bilmiyorum - hapis yatacak, bununla yaşamak zorundasın; o hayat bir daha toparlanır mı?

TCK’ya göre 11 yaşında bir çocuğun cezai ehliyeti yok, dolayısıyla R.A’nın ceza alması falan sözkonusu değil. Ben kendi 10 yaş halimi düşünüyorum da, 150 cm boyunda bebektim ben ya. Benzer bir şey tasarlayacak zekam veya motivasyonum yoktu. R.A’nın ev şartları da çok trajikmiş. 5 kişilik ev halkından iki abi daha gencecikken evlenmişler, eşler çarşaflı. Son zamanlarda da ağabeylerden birinin yalınayak, uzun cüppeli ve başı sarıklı olarak görüldüğünden adının Aczimendi’ye çıktığını yazıyor bazı gazeteler. R.A önce çocuğu olmayan teyzesinin yanında, nispeten rahat bir ortamda kalıyormuş. Ama son pedagog raporlarına göre bu dönemi de işine sindirememiş.

icy1Yedinci sınıfta ve okumak istiyor. Öğretmenlerine “SBS’ye girip Anadolu Lisesi’ni kazanacağım” diye dert yanıyormuş. Tanıyanların anlattığına göre çok da zeki bir çocuk, teşekkür getirmiş ilk dönem. Nisan’da beri okula göndermiyorlarmış. Biraz protest bir tip o da belli, munis bir çocuk değil. Bir yerlerde okumuştum: babası, karımı öldürdü ama peşini bırakmam sahip çıkarım çocuğuma demiş. Ama bugün Radikal’de okudum; yaşı 12 altı olduğu için kovuşturulmasına yer olmadığına karar verilecek ve savcı, idari olarak çocuk mahkemesinden bir ay süreyle koruma tedbiri kararı alınan R.A’nın ailesine teslim edilmesini düşünmediklerini söylemiş. Ve şunları söylemiş: “Cumhuriyet savcılığı olarak R.A’nın mahkeme kararı ile koruma tedbiri istenecek, böylece kız çocuğu, reşit olacağı 18 yaşını doldurana kadar çocuk yuvasında kalacak ve bu sürede eğitimini ve yaşamını sürdürmesi konusunda destek olunacak.” Karar, mahkeme heyetinde, ancak çocuğun ailesinden birini öldürdüğü iddia edildiği için durum oldukça hassas. Bu nedenle hakimin aileye verme olasılığı hemen hiç yok”. Bir de polis kontrolünde SBS’ye de girmiş. Ya kazansa ne olacak, yuva da olmak daha mı iyi? Ne bileyim belki daha iyi. Off ya off. Foto buradan.

İmza D.

El, kol kuklaları
Jun 11th, 2009 by D.

Bizim ufaklık bu aralar el kuklalarına merak saldı. Genelde ellerine bir çift çorap geçirmiş vaziyette dolaşıyor zaten. Kışın eldiven takmaktan nefret ederdi. Bu sene olmazsa kışın ellerine çorap geçirip, dışarı öyle çıkalım diye aklımın bir köşesine not aldım. Bizim evdeki çoraplı eller devamlı dialog halindeler :)  Henüz endişelenmiyorum, biraz bekleyeceğim.

Endişelenmeyi ertelediğim için, aklıma evde çeşit çeşit el kuklası yapmak geldi. Çünkü kolay birşey, kırmızı çoraba  düğmelerden göz dikiyorsun oluveriyor. Herkes yapabilir. Ev yapımı oyuncakları çok seviyorum, çocuk hazırlanış  sürecini gözlüyor, emeğe tanık oluyor, markası falan olmuyor; dolayısıyla sadece kendisinde olduğunu biliyor. Bir hikayesi oluyor oyuncağın. Üç kollu ve yeşil olsun tipinde istek de alınabiliyor. Bu çerçevede, el kuklaları açısından kendim ve sizler için araştırma yapmaktan geri kalmadım.

corap

Yukardaki ve aşağıdaki 2 örnek candicewestberg‘den;

kahverengi-kopek

Bu da ecotrinkets‘den. Kafası karışık kedi Rufus.

rufus

Ama doğrusu bu benim için çok karışık. Kendi kafa karışıklığım yetiyor, Rufus’la uğraşamayacağım.

kukla

Bu da blacksrock‘dan bir kukla, ama bana çocukluğumun TRT çocuk programlarını hatırlattı, içim bir tuhaf oldu, ben almayayım sağolun.

Sanırım şimdilik kendi tasarımlarımla idare edeceğim. Bir tane yapıp fotoğrafını da koyacağım diyeyim de motivasyon olsun,  sallama şansım kalmasın.

İmza D.

13 Haziran’da Loreena McKennitt
Jun 11th, 2009 by D.

mckenettLoreena Isabel Irene McKennitt , Kanada doğumlu. Sülalesi  İskoç ve İrlanda asıllı, Kelt eğilimi de oradan geliyor. Gençken (1957 doğumlu) veteriner olmak istiyormuş, ama bakmış yetenekli, Kelt arpını çalmayı  öğrenmiş. Bu sayede bir kenara para yığıp ilk albümü Elemental‘ı yapmış.

Asıl 1993′de Mike Oldfield ile çıktığı Avrupa turnesi esnasında tanınmaya başlamış. Müzikleri halihazırda filmlerde de kullanılıyor; The Santa Clause, Soldier, Jade,  Holy Man, The Mists of Avalon ve  bizim ufaklığın favorisi Tinker Bell (To The Fairies They Draw Near).

tinkerbell

Loreena (Bu arada adını yazmak çok zor, devamlı bir harf fazla oluyor:)) çok çile çekmiş biri: 1993 ‘de nişanlısı Ronald Reese, adamcağızın kardeşi ve yakın arkadaşları Gregory Cook bir tekne kazasında boğuluyorlar.  Sonrada bir vakıf kurup su araştırmalarına falan hatrı sayılır rakamlar ayırmaya başlamış. Stolen Child diye bir şarkısı var benim sevdiğim, denizin aldığı bir çocukla ilgili.

Loreena’nın müziği kimi yerde folk, kimi yerde dünya/eklektik Kelt müziği olarak adlandırılıyor.  Son albümü An  Ancient Muse‘da doğu ezgileri de var. Ayrıca Kervansaray diye Türk ezgili şarkılar var.

Hakkında bir röportaj okuyordum. “Yüzüklerin Efendisi (The Lord of the Rings) filmi müziklerinde neden hiç McKennett şarkısı yoktu?” diye sormuşlar.  Aslında o da bu filme müzik yapmak çok istemiş, epey de bir süre görüşmüşler ama olmamış işte.

album23Bir de  Loreena, konserlerde arpla falan mistik ortamlar yaratmak istediğinden,  flaşla fotoğraf çekilmesine sinir oluyor. 13 Haziran’da Cemil Topuzlu Açık Hava sahnesinde olacakların dikkatine (biletler Biletix‘de)

İmza D.

»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin