SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
New York Gezi Notları – 1. gün
Jul 1st, 2009 by gia

times-square-1

Seyahatimizin ilk günü notları arasında, “New York’ta havaalanından otele nasıl gidilir? New York shuttle hizmetleri nelerdir? Shuttle fiyatları ne kadardır?” gibi sorulara yer vermek istedim.

THY’nın direk uçuşu sayesinde, İstanbul-New York arasını yaklaşık 11 saatte uçtuk. Ancak JFK havaalanına bir geldik ki, aynı anda altıdan fazla uçak bir anda inmiş ve pasaport kuyruğunda inanılmayacak kadar fazla insan var. Toplamda 1.5 saat kadar ayakta dikildikten sonra, sonunda kendimizi havaalanının dışına atabildik.

new-york-1

Otelimiz Times Square’e çok yakın, 49. Cadde üzerindeki The Time Hotel’di. Şimdiye kadarki Amerika deneyimlerimizden, havaalanında otele gitmenin en iyi yolunun shuttle olduğunu öğrenmiştik; o yüzden üzerimize yağmur gibi gelen taksicileri pas geçtik. Shuttle diye, dalgaya düşerek otobüs bileti aldık. Havaalanı-otel gidiş, otel-havaalanı dönüş kişi başı 27 dolara geliyor. 45 dolar olduğunu duyduğumuz taksiye göre oldukça uygun. Ancaaaak, tabii her şeyin bir bedeli var. Otobüsler sadece 2 durakta duruyormuş. Biri Penn Station tren istasyonu,diğeri isePort Authority-Times Square. Yine merkezde otel seçmenin avantajını kullanarak 8-9 dakika yürüyerek otelimize geldik.

Bunun dışında yine shuttle denilen, ama sizi evinize / gideceğiniz yere kadar götüren; dönüşte evinizin önünden alan, kişi başı $23 otobüsler var. En bilineni Supershuttle. Havaalanında pasaport kontrolünden çıktığınızda ankesörlü telefona benzeyen, üstünde kocaman “Supershuttle” yazan ücretsiz telefonlar göreceksiniz. Ahizeyi kaldırdığınızda size hangi terminalde olduğunuzu ve nereye gideceğinizi soruyor ve 5-10 dk. sonra bulunduğunuz terminalin önüne sizi almaya geliyorlar. Ya da daha öncesinden internetten de rezervasyonunuzu yapabilirsiniz. Tek dezavantajı, shuttle’daki herkesi gittiği yere bıraktığı için yol biraz uzayabiliyor ama genelde rotaları yolculara göre ayarlıyorlar.
2 ya da daha fazla kişiyseniz taksi en kolayı. Havaalanından Manhattan’ın her yerine sabit ücret 45$. Aman taksi şoförüne bahşiş bırakmayı unutmayın; burada her yerde olduğu gibi taksilerde de bahşiş bırakmak gerekiyor. 45$ için 5$ bırakabilirsiniz.

The Time Hotel’deki odamız oldukça ufak, ama temiz. Banyosu yeteri kadar büyük, modern ve en önemlisi temiz. Otel 3 yıldızlı. Küçük olduğu için, uzun kalınınca insanın üzerine gelebilir, ama 1 haftalık bir seyahat için gayet uygun. Fiyatı da yüksek sezon olduğu halde oldukça münasip, ortalama 2 kişi 135 dolar. Otel fiyatları çok farklılık gösterebiliyor. Aynı otelin aynı tarihlerdeki oda fiyatları arasında 60-70 dolar, belki daha fazla oynama olabiliyor. Bir otel belirledikten sonra, Internet üzerinde mutlaka ayrıntılı arama yapmalısınız. Birçok seyahat şirketi, özel anlaşmalar sayesinde (herhalde) çok ucuz fiyat verebiliyorlar. Mesela biz bu oteli gecesi 169 dolardan (ki bu bile uygun gelmişti) rezerve etmek üzereyken, 135 dolara buldum. Aklınızda bulunsun…

planet-holywood

Yol boyunca uyumamamıza rağmen, otele girip eşyaları bırakınca kendimizi dışarı atmak istedik. Cumartesi akşamı saat 7 idi ve ortalık cıvıl cıvıldı. Mayıs sonu olduğu için, hava çok güzel. Tam tabiriyle; limonata gibi. Otel Broadway’e de çok yakın, 2-3 dakika yürüdük ve kendimizi insan selinin ortasında bulduk. Rengarenk billboardlar, tiyatrolar, sinemalar, restoranlar ve acayip fazla sayıda polis. Karnımız da çok açtı. Ne yapsak ne yapsak diye düşünmemek için, Planet Hollywood’da bir şeyler atıştırdık. Çok kalabalık ve çok hareketliydi. Size bir tavsiye: Hava ne kadar sıcak olursa olsun, mutlaka yanınızda bir hırka ile dolaşın. Klimayı o kadar düşük ısıda çalıştırıyorlar ki, her yerde her an donabilirsiniz. Yemeği de o yüzden kısa kesmek zorunda kaldık. Oysa herkes askılı veya straplez kıyafetler içinde gayet mutlu gözüküyordu. Biraz daha dolanıp, neredeyse 36 saattir uyumamış olduğumuzu hatırlayarak, otele döndük. Banyo yapıp, sızdık. (Uyumadan önce izlediğimiz Hido’nun maçı da ilk günün bonusu oldu.)

İmza G.

Kırmızı Baykuş’taki diğer New York gezi notları:

New York’a gitmeden önce yapılması gerekenler
Metropolitan Museum of Modern Art (MoMA)
New York Gezi Notları – 1. gün
New York Gezi Notları – 2. gün
New York Gezi Notları – Long Island
New York Gezi Notları – 5. gün
New York Gezi Notları – 6. gün
New York Gezi Notları – 7. gün
New York Gezi Notları – 8. gün
New York’ta alışveriş

Mike göçerken…
Jul 1st, 2009 by D.

mj

Hayatta  Michael Jackson postu yazmam diyordum, ama fotoğraf hoşuma gitti dayanamadım.

Bir de haber: “Mardin’in Midyat İlçesine bağlı Mercimekli köyünde bulunan “Mıhellemi Dinler Diller ve Medeniyetlerarası Diyalog Derneği“nde pop yıldızı Michael Jackson için gıyabi cenaze namazı kılındı, köylülere helva dağıtıldı. Midyat’da faaliyet  gösteren “Mıhellemi Dinler Diller ve Medeniyetlerarası Diyalog  Derneği”nin merkezinde kılınan namaza, çocuklar da katılıp cemaatle birlikte saf tuttu. Cenaze namazının ardından tüm insanlık için dua edildi. Ardından çocuklara ve köylülere taziye helvası ve ekmeği dağıtıldı. Dernek başkanı Mehmet Ali Aslan, Jackson’un sadece Amerika’nın değil tüm dünyanın, tüm dinlerin müntesiplerine mal olmuş bir efsane olduğunu belirtti.”

Haber kısaltılarak Cuma günkü Radikal‘den.

İmza D.

İzdiham…
Jul 1st, 2009 by D.

Bu aralar Gamze’den geçiniyorum, bu fıkra da ondan:

crowded-beach

İsveç Çin’e  savaş ilan etmiş. Bir şekilde Çin’e kadar gelmişler. Haber Çin Devlet Başkanı’na geç ulaşmış.

-Başkanım İsveç bize savaş ilan etti.
-İsveç ne?
-Avrupa’da bir ülke.
-Kaç kişi bunlar?
-Sekiz milyon kadar.
-Hangi otelde kalıyorlar?

Güldük buna. Yazarken de bir şekilde tüm İsveç’leri “ş” ile yazdığımı fark ettim.  Sonra itinayla düzelttim.

Fotoğraf: Çin’deki Qingdao Huiquan Plajı.

İmza D.

»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin