SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Minik bir anım var – 1
Jul 13th, 2009 by D.

Bazen (genelde biraz içmişsem) başıma üç saat önce gelen olayları da dahil, bir takım olayları “bir anımı anlatmak istiyorum” anonsuyla anlatmaya başlarım. Millet gözlerini devirir, öff başladı bu gene şeklinde. Ben yılmam. Geçen sabah Aslında Zor Değil‘de “does not have to be beautiful” ve peşinden”kiraz”i okurken, kimono ve çiçekli elbiselerden bahsedildiğini görünce dayanamadım:

Ben küçücükken, daha okula gitmezken, hatta en önemlisi  Bülent Ersoy daha delikanlıyken, Ankara’da Gençlik Parkı’nda Bülent Ersoy’un bir konserine (evet eskiden orada konserler falan olurdu) gitmiştik.

bulent-ersoyAnneannemi hatırlıyorum, annemi  hatırlıyorum, kuvvetle muhtemel teyzelerim de vardı, başka kimseyi pek hatırlamıyorum, ama kalabalığız. O yıllarda -hatta belki hala- hayatım şort, pantalon, bahçıvan pantalon, pijama altı   gibi kıyafetlerle geçerdi. Kız kılıklarıyla aram yoktu. Halbuki teyzem giyim öğretmeniydi, okuldan yeni mezundu, devamlı dikmek istiyordu. Ben de küçük kız çocuğuydum, bana dikmeyip kime dikecekti? Dolayısıyla mezuniyet projesi ben gibiydim. Üstüne üstlük annem ve anneannem de vardı. Başım dertteydi.

Neyse bir kot şortum vardı, Bülent Ersoy konseri öncesi onu giyeceğim diye tutturdum. Ama ortalıkta da bir de mavi gelincikli bir elbise vardı o zamanlar. Pek giydirmezlerdi onu bana, ama nedense o gece o elbisenin giyilmesi allahın emriydi anlaşılan. Arbade koptu ama pes etmedim. Sıkıysa teker teker gelin, çocuğum len ben falan diye çığırdım.  Sonunda bir orta yol bulduk. Ben gelincikli elbisenin altına  kot şortu giydim. Gittik konsere. Bülent Ersoy krem rengi bir takım elbise giymişti. Suratındaki ben aklımda kalmış nedense. Eski resimlerine bakıyorum da, birden fazlaymış, ondandır belki. Bu arada yan masada da bir kız çocuğu var, oynamıyoruz birlikte, ama birbirimizi kesiyoruz.

Ortalarda bir yerde, ben evdekilerle anlaşmamız gereği, elbiseden kurtulup içindeki şortla kalacağım ama nerede değişeceğim öyle bir sorun var. Allahtan masalar örtülü, altına süzülüp değişip, atlet ve şortla dışarı çıktım. Komşu masadaki kızı deli gibi şaşırttığımı düşüdüm. Hatta Bülent Ersoy’un (ki podyumun dibindeyiz, yanımızdan yürüyüp duruyor) bile kostüm değiştirdiğimin farkında olduğunu kanaatini edindim. Çok memnundum kendimden.

Başka anılarım da var. Ama herşey kararında güzel, zamanı geldikçe anlatacağım.

İmza D.

Dazeychic
Jul 13th, 2009 by D.

Haftasonu internet gezinirken Dazeychic‘i keşfetim. Çok sevimli, aşağıdaki çalışmasını güzel bir haftabaşı mesajı olarak ekliyorum.lovely-you

Bana en sevdiğim şiirlerden birini hatırlattı (tercümesi yoktu internette, kusura bakmayın). Nadine Stair bunu yazdığında 85 yaşındaymış; belli zaten tamamen pişmanlık üzerine kurulu.

If I Could Live It Over
Nadine Stair

If I had to live my life over again,
I’d dare to make more mistakes next time.

I’d relax. I would limber up.
I would be sillier than I have been this trip.

I would take fewer things seriously.
I would take more chances. I would take more trips.

I would climb more mountains, swim more rivers.
I would eat more ice cream and less beans.

I would perhaps have more actual troubles,
but I’d have fewer imaginary ones.

You see, I’m one of those people who live seriously and sanely,
hour after hour, day after day.

Oh, I’ve had my moments. And if I had it to do over again,
I’d have more of them.

In fact, I’d try to have nothing else, just moments, one after another,
instead of living so many years ahead of each day.

I’ve been one of those persons who never goes anywhere without
a thermometer, a hot water bottle, a raincoat and a parachute.
If I had it to do again, I would travel lighter than I have.

If I had to live my life over, I would start barefoot earlier in the spring and stay that way later in the fall.
I would go to more dances.
I would ride more merry-go-rounds.
I would pick more daisies.

İmza D.

»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin