Yaklaşık son 2 senedir çöplerimizi ayırıyoruz, geri dönüşebilsinler diye. Başta fazla önem vermeyen eşim bile, artık deliler gibi dikkat ediyor. 4 yaşındaki kızıma şunu çöpe at noooolur diye eline bir şey verdiğimde, hangisine? diye soruyor. Başlarda fazla organize olamamıştık, ama Çevko‘da çalışan bir arkadaşımız bize mavi plastik çöp kutularından getirdiğinden beri çok organizeyiz.
Olayı henüz bir düzene oturtamadığım günlerde, evde sıklıkla kapışmalar yaşanıyordu: At şunları nereye atacaksan, yoksa normal çöpe atarım! – Hayır ölümü gör atma, ben yarın atacam! gibi). Topladıklarımı nereye atacağımı bilemeyip, devamlı etrafa bakınır gezdiğim bir dönem oldu. Sebep çevre semtlerde torbaları attığımız büyük çöp kutularının devamlı yer değiştirmesi veya ortadan kalkmasıydı. Bagajda jumbo boy mavi torbanın içi çöp (ama nispeten temiz çöp, kağıt, plastik vs. ) dolu gezdiğimi çok bilirim.
Bir ara da, gazeteleri elden çıkarmakta da zorlanıyordum. Çünkü onlar ağır da oluyor, sabah işe yetişirken arabanın arkasına yığınla gazeteleri 2o’şerlik gruplar halinde çöpe atmak yorucu oluyordu. Bagaj gazete doluyken, çevrede kağıt toplayıcı çocuklara bakınarak geziyordum. Bunlar da o aralar daha az mı gözle görülür oluyorlardı ne? Arada rastlaşıyorduk, ama ya sokak sıkışık oluyordu ben park edemiyordum, ya da olmuyordu işte, kaçırıyordum çocuğu. Çocuklar genelde bir an gözgöze geldiğimizi ve şaşkınlığımı farkediyorlarlar, ama kaçırdıkları fırsatı bilemiyorlardı. Aslında bir durabilsem, bagaj gazete dolu olduğu için o çocuğun o sabah başına gelen en güzel şey olabilirdim:) Neyse bu hiç olmadı..
Şimdilerde bizim evde gram kağıt/plastik/cam heba olmuyor. Arkadaşların evinde de millet ayrıştırmayınca içim gidiyor. Bazen annemlerden falan plastik şişe toplamış eve götürürken buluyorum kendimi. Ve şaşırtıcı bir biçimde, çöpleri ayrıştırdıktan sonra, o kadar az organik çöp kalıyor ki insan inanamıyor, bazen çöp günlerce dolmuyor.
En çok da plastik torbalara sinir oluyorum. Dağ taş plastik torba bizim evde. Onun için bir şey alırken illa gerekmiyorsa torba asla almıyorum. Marketlerden de ufak tefek şeyler aldığımda, mutlaka çantaya atıyorum. Çantalarım zaten genelde varil gibi. Çoğunlukla da ağır olduklarından fark farkedilmiyor.
Naylon torba garezim son günlerde tavan yaptığı için, G. ile şöyle bir şey edinmeye karar verdik. Amazon‘dan getirtmeyi deneyeceğiz.

İlgilenir de daha trendy bir şey kullanayım ayol derseniz her yerde bir sürü çeşit var. Mesela Stelton‘un tasarladıkları gibi.

Tabii dikiş elden geliyorsa, aynı amaçlı bir şey üç kuruşa yapılabilir. Orası size kalmış.
İnsan sebat ederse bir sürü şeyin geri dönüşümü mümkün. Cep telefonu, bilgisayar, pil vs.

Resim buradan.
Bu arada gezinirken, çöpten yapılmış sanat eserleri çarptı gözüme. Eklemeden edemeyeceğim, çünkü çok güzeller.
Bu foto buradan. Tim Noble ve Sue Webster’in Dirty White Trash (with Gulls) adlı eseri.

Bu da onların. Adı “Real life is Rubbish”
İmza D.