»
M
E
N
Ü
«
Anaokulunda ilk günler
6.October.2009

okul1

Bizimki anaokuluna başladı. Haftada bir kaç kez yarım gün gidecek. Fikir olarak hazırdı, aylardır beynini yıkıyordum. İlk gün, okula vardığımızda da gayet iyidi. Arabadan inince  kıvırmaya başladı. “Önce dışayda oynayayım isteysen?” Yok falan dedim girdik içeri. Öğretmeni ile tanıştık. Hiç ilgilenmedi. Sonra ben “hoşcakal öğlen görüşürüz” diyince  minik minik ağlamaya başladı; “allahım bu da geldi başıma” gibisinden. Ağlarken terk ettim ortamı. Ofise geldim. Neyse ki deli gibi işim vardı öğlen çabucak oldu. Atladım gittim, bizimki yemekhanede somurtuyor, ama makarnayı da çatallıyor. Yanında bir oğlan oturmuş, onu pis pis kesiyor. Bu arada bir kızcağız zırıl zırıl ağlıyor, onu da süzüyor. Beni  görünce kapıda delirdi tabi, öpüş koklaş, sonra hemen ayakkabılarının peşine düştü; “hadi gideyim hemen”. Kendi çok metanetli imiş gibi dönüşte bütün yol bana ağlayan kızı  çekiştirdi. Ağyayanyaya öğyetmen şışş dedi, onyayı bebek okuyuna göndeyecekyer”.

İkinci sabah daha zordu, arabadan hafif ağlayarak indi, parmağıma yapıştı ve sessiz ama yoğun ağlayarak terk ettim gene onu. Öğlen aldığımda okulu anlatmaya daha hevesli gördüm kendisini, bana sağda solda bir kaç oyuncak gösterdi.

Üçüncü gün, yeni pantalonun hevesine daha metanetli gittik. Bugün de benim doktor randevum olduğundan, eşimle birlikte bıraktık ufaklığı. Daha da metanetliydi;  “Babajım öğyetmene soyup izin ayayım ben sana okuyu gezdiyeyim” Gezdik, ama fazla havaya girmesin diye hemen toz olduk, biraz büzüştü suratı ama ağlamadı teslim oldu oyun hamuruna. Bugün dördüncü gün, artık nispeten alıştı bence :) Ben anaokulundan nefret ederdim, o daha mutlu olsun istiyorum, bakalım göreceğiz.

İmza D.

The Burning Plain
6.October.2009

the-burning-plain

Sonunda seyrettim. 2008 yapımı The Burning Plain herhalde bir altı ay kadar önce sinemalarda oynamıştı. Biz kaçırmıştık ve içimize dert olmuştu. Çok da kısa oynamıştı gerçi, bizim kabahatimiz yok. Yana yakıla peşine düştük, çünkü 21 Gram ve Babili yazan Guillermo Arriaga yazmış ve yönetmiş, görmemek olmaz.

burningplainkimbasinger

Hem 21 Gram, hem de Babil (bunlarda yönetmen Alejandro Gonzalez’di, bu sefer yazar kendi yönetmiş) bayıla bayıla seyrettiğim, anlata anlata bitiremediğim filmlerden. Anlaşılan Arriaga artık ne yazarsa atlamadan seyredeceğiz.

The Burning Plain ‘de yine bir sürü hikaye bir arada gidiyor. Charlize Theron’un karakteri var. Onun gençliği paralelinde annesinin  (Kim Basinger) de hikayesini seyrediyoruz. Kim Basinger’i severim falan, ama  iyi oyuncu olarak aklımda kalmamıştır hiç ( L.A. Confidential ile bir Oscar’ı varmış mesela şaşırttı beni). Onun için biraz silik kalmış bence. Bir de ne kadar örselenmiş bir tip de olsa, (kanser sonrası eşden destek görememe vs), çok da sempati yaratmadı bende. Asıl kızına üzüldüm, annenin aşkını kafamın arkasına attım.

the-burning-plaincharlizeTheron’un gençliğini oynayan Jennifer Lawrence ve sevgilisi rolündeki Jose Maria Jazpik çok başarılı. Çocuk oyuncu Tessa La da bence çok iyi.

Babil’de olayların oluş sırasını anlamak için çaba harcamak gerekiyordu. Burada ise kimin büyüyüp kim olduğunu anlamak zor. Konu biraz dikkat istiyor, ama çok güzel. İnsan gene dert ettiği şeylerin ne kadar fasülyeden olduğunun farkına varıyor. Ama zaten sinemanın olayı bu. Çok sevdim ben şiddetle tavsiye ediyorum.

İmza D.

New York’ta alışveriş
6.October.2009

New York gezi notlarımızı, şu haritayı vererek taçlandıralım:)

alisveris

İmza G.

Kırmızı Baykuş’taki diğer New York gezi notları:

New York’a gitmeden önce yapılması gerekenler
Metropolitan Museum of Modern Art (MoMA)
New York Gezi Notları – 1. gün
New York Gezi Notları – 2. gün
New York Gezi Notları – Long Island
New York Gezi Notları – 5. gün
New York Gezi Notları – 6. gün
New York Gezi Notları – 7. gün
New York Gezi Notları – 8. gün

Yazarlar: D. - G. - B.
Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin