»
M
E
N
Ü
«
Mecburen 2012
28.November.2009

john-cusack-in-2012Dün fazla seçenek olmadığından, eşimle kızımın kuyağım ağyıyor nakaratları eşliğinde 2012‘yi seyretmek zorunda kaldık. Bu kadar klişe bir arada mı olur şeklinde hayret cümleleri dilimizden eksik olmadı. Filmin en güzel yanı, başrolde John Cusack ve vasat ama komik rollerden birinde Woody Harrelson’un olması.

Bilimkurgulara her daim kılım, o açıdan da bu film hakkında konuşacak en son kişi olmalıyım. Öte yandan bu türün de hastaları var, ama herkesin kendi bileceği iş. Bilgisayar efektleri insanı en fazla ne kadar şaşırtabilir diyor insan, ama demek ki öyle değil. Gerçi şunu da itiraf etmem lazım: Seyrederken devamlı çamur atıyor durumda olsak da, aslında sıkça heyecanlanıp kendimi kaptırdığımı fark ettim.

2012movie2Bugün de arabada eşimle kendimizi, insanlık yeniden hayata başlasa, kaç zamanda yeniden bu aşamaya gelinir şeklinde teknik bir muhabbet yaparken bulduk. Mesela bir felaketten yüzlerce nükleer tıp uzmanı, beyin cerrahı, jet pilotu kurtulsa da, göklerde yeniden  jetlerin uçması veya röntgen cihazı yapılması kaç yıl alır? Okullar falan kurulabilir ama coğrafya değişmiş, onlar yeniden keşfedilecek, okyanus aşacak gemi ne zaman yapılabilecek? Zor işler. Bir süre sevimli bir yazlık kasabası hayatı sürerler, okulları falan olur, ama arabalarını atlar çeker falan gibisinden olayı bağladık.

Bu arada 2012 ile ilgili geçmişte de bir şeyler yazmıştım, hatırlıyorum. Bir kere daha karar verdim, nedense dünyanın sonu senaryoları beni pek korkutmuyor. Tek dileğim hemen ölmek. Kaçmak, yeniden hayata başlamak falan, mümkünse almayayım.

İmza D.


2 yorum  
gia writes:
December 1st, 2009 at 09:09

Klişelerle ilgili diyecek tek lafım yok, ama bence bu tarz filmler sadece o sahneleri görmek için izlenmeli. Senaryosu, kurgusu es geçilmeli; o felaket sahnelerinin, bilgisayar efektlerinin tadı çıkarılmalı; hayal gücü çalıştırılmalı.

Tabii insan sormadan geçemiyor: Bir filmin hem görsel bir şölen olması, hem de saçmalamaması mümkün olamaz mı diye. Napalım, Amerikalı kendini tutamıyor, yapıyor yapacağını.

Ben felaket filmi meraklısı, tsunami fobili, ama bilim kurguya tahammülü olmayan biri olarak, filmi beğendim. Ama The Day After Tomorrow veya War of the Worlds’den daha az etkileyici buldum. Benim favorim kesinlikle The Day After Tomorrow.

tekir writes:
December 9th, 2009 at 03:14

The Day After Tomorrow benim de favorim hala o olum sessizliginde nasil GPS kullandiklarini anlayamasam da :) 2012 efektleri cidden cok basarili, bir de Calif. valisi taklidi cok matrak :)

Yorum Bırakacağım

Yazarlar: D. - G. - B.
Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin