SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Atilla Atalay’dan bişiyler:)
Dec 17th, 2009 by D.

Eskiden çok okurdum Atilla Atalay’ı. Kendi kendime saatlerce gülmüşlüğüm vardır. Websitesinde geziyordum dayanamadım, herkes gülümsesin diyerek şeettim:)  :

“-Mars’ta hayat var diyolar Bühtan abi… Sen ne diyon bu işe?

-Karıştırma kafanı. O eyle senin benim gibi büyük hayat diiil. İffak. O kadar hayat askerde benim barnaklarımın arasında da çıktıydı. Mantar  gibin bişey işte. Mikrostopol canlılar, taburun sıhhiyecisi melhem verdi. Sürdüm. Bitti hayat.

-Vay be.. peki bizde birinin parnakları arasında bi uygarlıksak, herif üzerimize merhemi çaldığı gibi alayımızı bitirise. Bi düşünsene Bühtan abi.

-Lan Zeki fazla düşünme lan kafan çatlar.

-Geçen gün “Ben Kimim?” diye sordum kendime Bühtan abi. Neyim ben? Nasılım? Kaçım?

-İki oldun.. Bizim işlerde bi herif daha yidi böyle gafayı.

-Biz ne iş yapıyoruz ki Bühtan abi?

-Çok konuşma da birisi görmeden göm lan şu herifi kavat. Gidince sööliycem şefe alsınlar seni benim ekipten. Ters bi tarafıma gelicen, sıkıp beynine iki tane seni de kaybedecem o olcek.”

İmza D.

Renault Scenic’in çektirdikleri
Dec 17th, 2009 by D.

Geçen Perşembe sabahı kontrol paneli kendi kendini fesheden 2005 model arabamızı servise bırakmak zorunda kaldım. Yaz aylarında  100.000 km’yi geçip milli olduğundan beri, devamlı servise taşınıyoruz. Genelde de 500 YTL’den az masrafı pek görmediğimizden, bende kontak yine attı, sinirimden tırnakları kemirmeye başladım. Arabayı üretici firmanın kafasına atma duygusuyla yanıp tutuştum. Arabanın iç hacmini, seyahat konforunu, iç dizaynını sevmesek, ev kredimiz de olmasa, resmen satıp minik bir şey alıp yola devam edeceğiz. Ama şimdilik mecburen devam.

Cuma akşam 18:20 gibi aracı geri aldık. Oh ne güzel indirim de yaptılar: Başta 1500 YTL dedikleri halde sadece 916 YTL tuttu, şans işte, yaşasın, diye teselli bulurken son zamanlarda sayısız kereler karşılaştığım “egsoz emisyon hacmini kontrol edin” uyarısı yeniden yandı.  Saat 19.20 gibi delirmiş vaziyette servisi aradım. Millet çıkmıştı tabii.

Temmuz ortalarında 100.000 km’yi  geçene kadar araba devasa masraf yapmıyordu. Arada oradan buradan ufak vida sesleri geliyordu, ama insanı deli gibi rahatsız eden bir durum yoktu. Ama 100.000 sonrası neredeyse her ay servisteyiz. Üşenmedim, hırs yaptım, evde dosyasına baktım: Temmuz 2009 sonrası için kabaca bir hesap çıkardım: Aralık 2009  916 YTL , Eylül 2009 790  YTL, Ağustos 2009 498 YTL…

Hatta sanıyorum Eylül ayında servise götürdüğümüzde (gene egzoz emisyon hacmi ile ilgili bir şeyler vardı) masraf 3-3.5oo YTL’yi bulur dediler. Sonra allem kellem neyse bu tamirin hepsini şimdi yapmamıza gerek yok gibi bir şey dendi. Öteledik masrafı diye gene 790 YTL’lik masrafa razı olarak eve döndük. Üstelik kullanıcı hatası olduğunu da iddia etmiyorlar. Parçanın belli bir ömrü varmış. Bir daha mekanik, elektroniği az bir araba edinip, kendim öğrenecem bu işleri. Valla 92 model diğer arabamız bunun onda biri masraf yapmıyor ya. Garibim konforsuz falan, tipi de yakışıklı değil, ama saat gibi, hizmete odaklı bir araba.

auto_repair

Bir de, bir daha araba edindiğimde, kartlı anahtar falan gibi yeni model şeyler istemiyorum. Eski bildiğimiz tipte anahtar istiyorum kardeşim. Az mı çektim ben kafasına göre açan veya açmayan kart anahtarından. Yedeği de 400 YTL civarı. Yedeği bozuldu, tamiri de mümkün değilmiş. İnat ettik almadık, ailecek anahtarı kaybedip alakasız yerlerde arabayı kıpırdatamamak kabusumuz var. Yenisinin Fransa’dan gelmesi 3 – 4 haftayı alıyormuş. Yani, ihtiyaç halinde arabayı bir parka çektirip, 1 ay anahtarı bekleyecek, 400 YTL sayıp alacağız.

Özetle bir daha Renault edinir miyiz? Şu anda olaya pek sıcak bakamıyoruz, bilemiyoruz.

İmza D.

»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin