»
M
E
N
Ü
«
Yüreğine Sor
26.March.2010

Geçen hafta Perşembe, bizim ufaklığın geniz etleri alındı. Saat 9′da gittik hastaneye. Narkozdan uyanması, ayaklanması, keyfinin yerine gelmesi derken, saat 3 gibi herşey bitmişti, yolundaydı, eve doğru yola çıktık. Akşam biraz vık vık uyudu. Arada hayır hayır diye uyandı. Bunu da ameliyathanede yaşadıklarına bağladık; zira ne yaşadığını tam olarak bilemiyoruz. Doktor tanıdıktı. Ameliyathanenin girişinde doktor amcasına teslim ettik. Ardından neler oldu bilemiyoruz, ama hastaneden ayrılırken adama öpücük veriyordu. Hala araları iyi gibiydi, demek ki fazla hırpalanmamış diye düşündük.

Cuma sabahı sıfır kilometre uyandı. Sanki bir önceki gün sıradan bir günmüş gibi. Biz de normal hayatlarımıza geri döndük. Ama bizim ofisin sağolsun, çocuğun ameliyat olursa sana da üç gün izin var gibisinden bir prensibi varmış. Bu çerçevede ben de Cuma izinliydim. Evde oyalandık,  kahvaltı vs, sonra ufaklık babanneye gideceğim diye tutturdu. Ben de ipimi kopardığım gibi, teyzemi de ayarlayıp Yüreğine Sor‘a gittim.

Yusuf Kurçenli çekmiş. Ben  Türk  dizilerine pek aşina olmadığımdan, Tuba Büyüküstün’ü ilk defa seyrettim. O kadar  duru bir güzel ki. Oyunu da batmıyor. Karadeniz’de geçiyor ve o kadar güzel renkler var ki. Benim gibi Karadeniz hastasını uçurdu. Hikayesi de sıkmıyor, özetlemeye çalışayım. Esma ve Mustafa  birbirini seviyorlar, ama Mustafa gizli Ortodoks. O dönemde Osmanlı’da da demokratik bir açılım varmış gibi duruyor. Köylünün bazısı açıklayalım  kimliğimizi diyor, Mustafa’nın başından aşağı kaynar sular  dökülüyor çünkü Esma da bilmiyor,  Esma’nın ailesi de zaten toleranssız tipler,  yani ortaya çıkarsa  bu iş olmayacak. Bu arada Esma  köyde en güzel kız bu nedenle Mustafa’nın yakın arkadaşı da buna  göz koyuyor.  Öbür oğlanın adını unuttum ama Hakan Eratik oynuyor. Bu arkadaşı da hayatımda  ilk defa seyrettim. Yeşim Salkım’la evlendi diye duydum. Sonra da bir röportajını okudum doğruymuş. Özetle film  gayrımüslimlerin dertlerinden dem vurmuş. Çok güzel.  Sonu biraz destansı ama fena değil.

Karadenizde geçmesi olayı daha bir sevilesi kılıyor, bazı sahnelerde insan  nemin kokusunu alıyor gibi. O kadar  güzel  çekimler var yani. Tatile ihtiyacım var sanırım:)

İmza D.

Yazarlar: D. - G. - B.
Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin