Bu aralar oradan oraya koşturduğum, hiçbir şeye yetemediğim için kafamda hep şöyle bir fantezi var:
10 tane ayrı ayrı ben olsam, her yere yetsem.
Şöyle şeyler yaparım:
Önce gece yarılarına kadar ofiste kalırım, pazarları falan da gelirim, deli gibi çalışırım her şeyi bitiririm. Sonra masamı da silerim, inbox’ımı da temizler çıkarım.
Tüm gazeteleri okurum, hatta en az 3 gazetenin tüm köşe yazılarını okurum. Sonra onları üst üste koyar geri dönüşüm çöpüne atarım.
Kelebek falan gibi eklerin de her köşesini okurum. Atlas’ı, National Geographic’ı falan alır, her yazıyı sindire sindire okurum.
Sevdiğim resimleri keser, ofiste duvara iliştirmek için güzelce bir dosyaya koyarım.
Kızımı okuldan erken alırım, 16:00 matinesine sinemaya gideriz. Sonra onu baleye/ dansa vs öyle bir şeye yazdırırım gider yanında da beklerim ki kenarda minderde oturmaya yeltenmesin. Bizzat orada olacağım için anında müdahale ederim, bakarım gönlü yok, çeker alırım, yine sinemaya gideriz.
Kızımla aldığım tüm boyama kitaplarını boyarız, tüm DVD’leri seyreder hepsine yorum yaparız. Hamur yaparız, kek yapmayı öğreniriz. Akrilik boya yaparız, batarız çıkarız.
Tüm çıkartmaları yapıştırırız, oyuncakları sınıflandırır teneke kutulara koyarız.
Başka bir ben de bu esnada küçük kızımla ilgilenir. Mıncık mıncık severim onu. Saatlerce çın çın öten sıkıcı oyuncaklarla oynarız. Uyurken hep yanında yatarım, ben de uyurum.
Kocamla da saatlerce kahve içer sohbet ederim. Hayal kurarız uzun uzun. Uuuuupuuzzun kahvaltılar ederiz. O öyle sever. Ben hemen sofrayı kaldırmaya davranmam, nasılsa bir sürü ben var. İşim varsa bir yerde, başka ben yollarım.
Upuzun tatile çıkarım. Beyaz kumlu bir yere gider, sıkıntıdan patlayana kadar dalarım çıkarım, kururum, gene dalar çıkarım, saçlarım apaçık renk olur artık güneşten. Mayom eskir. Kelebek yüzmeyi öğrenirim. Sonra kitaplıkta bekleyen sekiz tane kadar okunmamış kitabı da yanımda götürürüm, hepsini okurum sırayla, içine de tarih atarım sonra bavula atarım, mutlaka geri getiririm.
Bütün gün radyo dinler, sevdiğim müzikleri not eder, CD’lerini alırım. Bulamazsam, Amazon’dan ısmarlarım, hevesle gelmelerini beklerim. Bu arada saatlerce internet gezerim.
Koşarım saatlerce (arada yorulur, yürürüm sonra gene koşarım). O kadar fit olurum ki ben bile inanamam. Sıkıldıkça mekik çekerim. Pantalonlarım bollaştıkça birilerine veririm.
Habire minimum üç arkadaşımı arayıp bir yerlere çağırırım, onlar da kıramaz gelir. Yer, içer laflarız. Sıkılınca dağılırız.
Daha bir sürü şey yaparım, hiç sıkılmam.
Böyle bir film vardı. Adamın suratı aklımda, ama adını hatırlayamıyorum. Gerçi pek mutlu olmuyordu adam sayısız kendisiyle, ama niye hatırlamıyorum.
İmza D.