SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Pembe kalp
Feb 14th, 2011 by D.

Dün evden çok uzak bir yerlerde yürüyüş yaparken, cebimden kızımın dedesiyle anaokulundan yürüyerek dönerken, sokakta bulup bana hediye getirdiği pembe kalp çıktı. Kaybetmemeye çalışıyorum onu, gezdiriyorum hatta. Kızıma göstereyim diye de manzaranın önünde resmini çektim. Yoksa sevgililer günü ile hiç alakası yok.

İmza D.

Biutiful
Feb 10th, 2011 by D.

Javier Bardem’i hep birlikte seyrettiğim arkadaşım Avusturya’ya kayak yapmaya gidip beni bu alemlerde yalnız koyduğu için Biutiful darbesini tek başıma karşılamak zorunda kaldım. Alacağı olsun.

Biz Bardem’e,  fazla tanınmadığı günlerden beri hayranız,  hatta ben şahsen, şu aralar önüne gelen yerde hakkında yazılar çıkıyor diye biraz gıcığım duruma. Dolayısıyla filmi es geçecek halim yoktu, gene ufaklıklardan birini amcasının yanına, diğerini anneannesine sepetleme fırsatını bulduğum anda uçarak sinemaya koştum. Dram olduğunu biliyordum, bu kadarını beklemiyordum. Mahvoldum, bir daha toparlayamadım. Bardem, filmde Uxbal isimli bir Barselona’lıyı oynuyor, adam iki çocuğun kendisi bakıyor çünkü karısı manik depresif. Yeraltı dünyasına da (çakma çanta, kaçak  Çinli işçi, vs.)  bulaşık biri ama insan bir tip. Sonra ruhlarla teması var, spirituel aleme de aşina. Her şey var filmde. Özetle beni parçaladı, gerçi ben parçalanmaya son derece müsait bir tipim bunu da göz önünde bulundurmak lazım. Herkesin derdi dert bana. Ama gene de, Pazar öğlen seyrettim, Pazartesi akşamına kadar kendime gelemedim. Kızlarım babalarını ayda sadece birkaç gün görebiliyorlar diye de sanırım, bana ekstradan dokundu. Hemen unutup normal hayata dönülecek bir film değil ona göre gidin.

Alejandro González Iñárritu zaten Babel‘i de, 21 Gram‘ı de çekmişti ki, her ikisi de favori filmler listemin tepelerinde. Biutiful Oscar’a da aday zaten, inşallah da kazanır, öbür filmler umurumda bile değil, ben bunu çok sevdim. Bardem galiba ilk defa İspanyolca bir rolle En İyi Erkek Oyuncu‘ya da aday. İnşallah onu da toplar. Biraz kendimi toparlayayım Amores Perros‘u da seyredeceğim.

Çok sevdim ama işte, of ki of.

İmza D.

Ööölesine bir yemek
Feb 10th, 2011 by D.

Kasım ayında Batum’da elimin kesildiğini (Gürcistan’da sağlık sektörünün durumu vs bakınız ilgili post) yazmıştım. O günlerde keyfimiz yerine gelsin diye bir otelin taa en üst katına yemeğe gitmiştik.  Güzel bir sürü şey vardı o gün. Öncellikle hayatta yediğim en güzel somon balığı önümdeki tabaktaydı. Terddüt etmedim, yedim.

Sonra arka masadaki  ufaklıklar. Sadece Almanca ve Rusça konuşan anne babanın  yeni konuşmaya başlayan bebesi ile muhabbet şansımız olmadı tabii, ama o da bizi sevdi biz de onu. Kızlarıma sarılmak istedi devamlı. Ama bizim ufaklığı  koruma içgüdüsüyle hareket eden büyük kızım alan savunmasındaydı fırsat vermedi. Bu ufaklığı durdurmaya yetmedi. Elinde fazla hijyenik olmadığını tahmin ettiğim (o kısa zaman diliminde bile çok şey yaşadı o bezelye tipli bebek) bebeği bebek kızımın burnuna sürttü de sürttü. Ama çok tatlı bir tip idi, sevdik kendisini ses etmedik.

Sonra  ufaklık (bak adını unutmuşum) ortamdan çekildikten ve ufak kızımız uyuduktan sonra biz büyük kızımın gönlünü hoş etmeye başladık. O anlattı biz dinledik, çeneye vurdu ses etmedik. Fotoğraflarımız çekti durmadan, başkalarını da çekti durdu, tacizleri bitmedi.

Sonra ben  sarılı sağ elimle kamerayı tutarak sol elimle kadeh tokuşturmayı bile başardım. İnsan kendini  geliştiriyor. Güzeldi ya o gün. Özlemişim Batum’u.

İmza D.

Kurabiye Gözlü
Feb 9th, 2011 by D.

Sabah ofise geldim. Masada bir çift göz bana bakıyor.

Süper görünüyorlardı. 10:30 gibi geriye sadece kağıt üzerindeki yağ lekeleri  kalmıştı. Tekrar çok teşekkür Dilek kardeş.

İmza D.

Ochoa’nın sonu
Feb 9th, 2011 by D.

Milliyet’den bir haber. Hayvan dövüşlerinde hayvancağızlara kahrolanların yüreğine su serpsin diyeceğim, ama adam da ölmüş, onun için gönül rahatlığıyla oh olmuş diyemiyorum. Şimdi çoluğu çocuğu, seveni vardır diye. Okurken inşallah horozun mahmuzuna küçük bıçağı bağlamış adamın ta kendisidir dedim, ama değil galiba. Öte yandan herif sadece izleyici değil zaten dövüştürücüymüş de.

“Horoz, adam bıçakladı. Olay Amerika’nın California eyaletinde yaşandı. Yasa dışı horoz dövüşü sırasında seyircilerden bir tanesi dövüşen horozun pençesindeki bıçak darbesiyle hayatını kaybetti.

ABD’nin California eyaletinde yasadışı horoz dövüşü sırasında seyircilerden biri, horozun mahmuzuna bağlanmış küçük bıçakla bacağından aldığı yara sonucu öldü. California-Lamontlu Jose Luis Ochoa, horozun mahmuzuna bağlanmış bıçağın kazayla baldırına saplanmasından iki saat sonra sonra öldü. Polisin horoz dövüşü yaptırılan yere baskın yapmasından önce yaralı Ochoa dahil bütün seyircilerin olay yerini terkettiği, ama polisin baskında 5 ölü horoz bulduğu belirtildi. Mahkeme kayıtlarına göre, Ochoa geçen yıl dövüştürmek amacıyla hayvan eğitmek ya da sahip olmak suçundan 370 dolar para cezası ödemiş.Horoz dövüştürmek ABD’de hafif suçlara giriyor (www.milliyet.com.tr).

Bir de tavuk mu yumurtadan  yumurta mı tavukdan karikatürü ile şenlendireyim ortamı:

İmza D.

Çizgilerin dışına taşarak boyamak
Feb 5th, 2011 by D.

»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin