SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Çoğunluk
Mar 23rd, 2011 by D.

Çoğunluk‘u geçenlerde seyredip çok sevenlerdim. Baktım sevmeyeni de bolmuş ama benim çok hoşuma gitti. Özetle şöyle bir hikâyesi var: Mertkan, diye yaşasa bir, yaşamasa bir genç var. Babası müteahhit, bu da getir götür yapıyor. Kendi gibi arkadaşları var, alışveriş merkezlerinde dolaşıyorlar. Sonra garson bir kızla tanışıyor, kız Van’lı, İstanbul’da okumaya çalışıyor. Kurtköy’de arkadaşlarıyla yaşıyor. Kızcağız bunu seviyor -nesini seviyorsa o da tamamen ayrı bir mevzu-. Bu da sonradan kızı seviyor.  Sonra babası kızı bırak falan diyor, herif de fazla direnmeyip bırakıyor vs. Sonradan çok üzülüyor mu,  üzülmüyor mu onu da net anlayamıyorum. Çok kalabalık bir konusu yok filmin, öyle bir kesit Mertkan’ın hayatından.

Bir yerlerde söyle bir şey okudum hakkında:

Orta sınıf muhafazakar Türk ailesi ve bu sınıfın sahiden içi boş değerlerini çok sade bir dille seyirciye adeta tükürüyor. Aslında çoğunluk demek rahat konfor işin yürümesi demek. Bu bağlamda Mertkan duygusuzca itaat eder ve ben kimseye saygıda kusur etmiyorum kimse de bana edemez diyerek toplumsal saygınlığını içi boş bir itaat kültürüne borçlu olduğunu itiraf eder. İtaat etmeyenler ne olsa tehlikelidir; düşünenler, sorgulayanlar hele ki karşı çıkanlar ancak itelenir kullanılır.”

Başından sonuna kadar beni rahatsız eden bir filmdi. Olumlu anlamda söylüyorum bunu. O kadar başarılı tespitler vardı ki.  Mesela herif apartmanının önünde arabanın kül tablasını sokağa boşaltıp garajına giriyor. Kendi apartmanının önü. O kadar depresif bir ev ortamı ki.  Bir tek anne durumdan rahatsız gibi. Mertkan’da hiç bir duygu yok. Yapmayı sevdiği hiç bir şey yok.  Hiç kahkaha atarken görmüyoruz, duygusuz, heyecansız, korkak üstelik kötü bir herif . Bartu Küçükçağlayan‘ı ilk defa seyrettim. Bilmiyorum başka filmlerde var mı ama başka bir rolü oynayabilir mi bilemiyorum. Bunu olumlu bir şey olarak söylüyorum çünkü o rolle birdi, çok başarılı buldum onu ve filmdeki herkesi.  Babası da süperdi.  Çok sevdim. İçim de sıkıldı.  Etrafımda da bir sürü Mertkan var diye düşündüm. Yazık ya Türkiye’nin haline falan diye kederlendim.

Altın Portakal Film Festivali Ulusal Uzun Metrajlı Film Yarışması’na bu yıl sinema kariyerinde Fatih Akın ve Yeşim Ustaoğlu’nun filmlerinde yönetmen yardımcılığı yapan Seren Yüce, ilk uzun metrajlı filmi “Çoğunluk” ile Altın Portakal’dan 3 önemli ödülle döndü. “Çoğunluk” yarışmada “En İyi Film”, “En İyi Yönetmen” ödüllerini kazanırken, film, başrol oyuncusu Bartu Küçükçağlayan’a da “En İyi Erkek Oyuncu” ödülünü kazandırdı. “

İmza D.

»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin