SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Baba ve Piç
5.Kasım.2009

babavepicElif Şafak’ın Aşk‘ını okuyup sevince daha önce hamle yapıp, bayılmadığım bazı diğer kitaplarına da el atayım dedim. Elime Baba ve Piç geldi.

Kitapta Amerikalı bir Ermeni ailesine gelin gidip, sonra tüm sülaleden boşanmış Rose’un ve kızı Armanuş’un hikayesinden tutun da, İstanbul’daki eski bir konakta yaşayan, erkeklerinin genç yaşta ölmesi lanetinden müzdarip bir Türk ailesinin,  dolayısıyla evin kızlarından Zeliha’nın, babası belli olmayan kızları Asya’nın hikayesine değin bir çok kişinin hikayesini bir arada okuyoruz.

Sonra hikayeler o kadar şekilleniyor, birbirine dolanıyor ki, biraz abartmamış mı duygusuna sık sık kapılıyor insan. 1915 olayları olayın göbeğine yerleştirilmiş. Gerçi hep daracık kapılardan bu konuya bakanlar için, kapı aralıklarını  genişletebilir, empati yapmalarına yardım edebilir, o açıdan iyi. Türkiye dışında yaşayan Ermeniler’in Türklere karşı nefreti de iyi işlenmiş, ve insanın içini şişiriyor. Bir de Şafak kitabı İngilizce yazıp yabancı okuru hedeflediği için olsa gerek, çok beylik tabirlerin falan yabancı okuyucu için açıklanmasını biraz itici buluyorum ben. Mesela genç kızlara çıtır denir gibisinden şeyler. Pamuk’un Masumiyet Müzesi‘nde de benzer sıkıntılarım olmuştu. Khalid Hosseini’nin A Thousand Splendid Suns‘unda da. Yazar yahu bu kitabım da kesin çevrilir kaygısına düşünce, olayın tadı biraz kaçıyor, kör göze parmak mı derler o tipten açıklamalar oluyor.

Ben de Aşk‘ın yarattığı etkiyi kesinlikle yaratmadı. Gerçi çok sevmiş olmama rağmen Aşk‘ın sonunda da sıkılmıştım. Burada da konunun deliler  gibi dallandırılıp budaklandırıldığını düşündüm. En azından araya cinler girmeseydi, onlar vasıtasıyla tarihe tanıklık etmese idik. Yordu beni ama aslında çok aleyhte konuşmayayım, bir solukta da bitirdim. Elif Şafak’ı   sevmediğim izlenimi yaratmak da istemem. Siyah Süt’ü de sevmiştim.

Prof Dr. Aysel Ekşi’nin bir yazısı var kitap hakkında göz atmak isterseniz. Elif Şafak bu kitap dolayısıyla TCK 301. maddeden yargılanmıştı hatırlarsanız ve beraat etmişti. Kitap süksesini bir nebze de ona borçlu bence. Kitapla ilgili, metheden güzel bir yazı da buradan okunabilir.

Bir de biraz karanlık bulduğum kitabın kapağı, tüm web sitelerinde daha da karanlık görünüyordu. Sonbahar manzarasını arkaya alarak kendim çekeyim dedim, o da tipsiz oldu, makineyi camdan düşürme tehlikesi yaşadım vs,  idare edelim artık:)

İmza D.


4 yorum  
  • gia diyor ki:
    6.Kasım.2009 14:21

    Keşke bir gün de Masumiyet Müzesi’ni yazsan…

    Dallandırıp, budaklandırmak Elif Şafak’ın tarzı sanki. Ben de Siyah Süt ve Mahrem’i okudum. Siyah Süt iyiydi genelde. Üzerine aylarca spekülasyonlar olan kitaplar-filmleri itici buluyorum… Çünkü yazarın zaten bu amaçla yazdığını düşünüyorum (Üzgünüm bugün hiç hoşgörülü bir günümde değilim.). O yüzden bunu da okumadım henüz.

  • sihir diyor ki:
    9.Kasım.2009 09:12

    Bence güzel bir kitap… Ama popülaritesi çoktan geçti.

  • D. diyor ki:
    9.Kasım.2009 14:27

    Doğru, ama zaten bir kitabı okuyup değerlendirirken, popülaritesi aklımıza gelecek ilk şeylerden biri olmamalı, değil mi?

  • KIRMIZI BAYKUŞ» Blog Archive » İskender diyor ki:
    17.Ağustos.2011 09:28

    […] zamanlarda okuduğum en güzel kitaplardan biriydi.Baba ve Piç kitabı ile ilgili  postumuz için tıklayın.İmza […]


Bir Cevap Yazın

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>