SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Arimaa oyunu
Aug 14th, 2009 by gia

arimaa-tablosuArimaa, satranç ile aynı araçlarla oynanan iki kişilik bir oyun. Yapay zeka açısından bakıldığında, satrançtan daha zor olarak tanımlanıyor.

Arimaa, Omar Syed adlı Hint asıllı Amerikalı bir bilgisayar mühendisi tarafından yaratılmış. Syed, Deep Blue adlı bilgisayar oyununun, Garry Kasparov’u alt etmesinden etkilenmiş. Standart satranç taşlarıyla oynanan, bilgisayarlar için oynaması daha zor olan ama aynı zamanda 4 yaşındaki oğlu Aamir’in bile öğrenebileceği basit kuralları olan bir oyun kurmaya karar vermiş. (Zaten Arimaa, Aamir’in tersten okunuşuna bir a eklenmiş bir sözcük.)

2002 yılında Syed, Arimaa’nın kuralarını duyurup, en iyi oyuncuyu 6 veya daha fazla oyunda yenecek bir bilgisayar programı yapana 10.000$’lık bir ödül koymuş. Ödül 2020 yılına kadar geçerli. Bu oyunun patenti de yine kendisine verilmiş.

Şimdiye kadar 6 kere, The Arimaa Challenge yapılmış ve çeşitli bilgisayar programları yarıştırılmış. Ayrıntılı bilgiler burada.

Kurallarla ilgilenenler, başlangıç bilgisini burada bulabilirler.

İmza G.

Juan Carlos Federico
Aug 13th, 2009 by D.

Tatilde internet gezinirken Juan Carlos Federico diye Arjantinli bir tasarımcıyı fark etme fırsatı buldum. 92-98 arası University of Buenos Aires’de profesörlük yapmış. Sonra kendi şirketini kurmuş. Şimdilerde ise her daldan  çalıyor anlaşılan. Tasarladığı herşeye bayılmasam da, reklam kısmında rastladıklarım hoşuma gitti..metlink2

Bu da sevimli:

algebranİmza D.

Günde bir kez az sifona basarak yılda 4300 litreye kadar su tasarrufu
Aug 6th, 2009 by D.

yrtoucanBugünkü Radikal’den yorumsuz:)

“Ormanlar için  çişinizi duşta yapın.

Brezilya’da su tasarrufu  için yeni bir kampanya başlatıldı. Hindustan Times‘ın haberine göre, televizyonlardaki reklamlarda Brezilyalılar’a tuvalet ihtiyaçlarını duşta gidermeleri, böylece sifonu günde bir kez az kullanarak, sudan tasarruf etmeleri çağrısında bulunuluyor.

Çişinizi duşta yapın, Atlantik yağmur ormanlarını koruyun” sloganıyla yürütülen kampanyayı başlatan Brezilyalı çevreci grup SOS Masa Atlantica, günde bir kez az sifon çekerek, yılda 4300 litreye kadar su tasarrufu yapılmasının mümkün olduğunu  savunuyor. Sos Sözcüsü Adriana Kfouri, kampanyayı çok ciddi bir konuya espirili bir yaklaşım olarak  nitelendirdi. (aa)”

(Foto buradan. Olayın haberini Hindustan Times’dan almamız da komik  değil mi?  Brezilya nere, Hindistan nere?)

İmza D.

Adli Tıp komedileri
Jul 23rd, 2009 by D.

tanzer-gezerİhtilaf Yönetimi Uzmanı Tanzer Gezer’i çeşitli yazılarından tanıyorum. Kanal D’nin web sitesinde Adli Tıp Kurumu’nun son vukuatları ile ilgili bir yazısı ilişti gözüme, ilgiyle okudum.

Bu ara Adli Tıp’ın vukuatı çok. Vakit Gazetesi yazarı Hüseyin Üzmez’in taciz davası görülmeye başladığından beri, dava ile ilgili verilen raporlar hakkında birşeyler duymayan/okumayan kalmamıştır herhalde. Dava konusu taciz iddiası dışında; kızcağız sayısız kereler, üstelik genelde farklı kişiler tarafından muayene olmak zorunda kalıp, bir de öyle mağdur oldu. Sonra Münevver Karabulut olayını da Adli Tıp kelimenin tam anlamıyla eline yüzüne bulaştırdı. Bir kere otopsi masası görmüştüm. Dev gibi lavabo gibi bir şeydi. Ki ben bile konuya bu kadar uzağım (sadece kriminal diziler seyrediyorum), ben bile o masa yıkanmadan, eldiven temzilenmeden/değiştirilmeden sıradaki işleme nasıl geçilir inanıyorum.

Gezer yazısında ilginç bir olaya daha değiniyor: Bir boşanma davasında, boşanmaya çalışan kızcağız, Adli Tıp’ın çeşitli tarihlerde hakkında verdiği kızlık raporları arasında tutarlılık olmadığı için, yeni rapor istenir kaygısıyla (yani kanıtlar kaybolmasın diye) eşiyle ayrıldığı günden beri kimseyle birlikte olamıyormuş. İnsan gülse mi, ağlasa mı bilemiyor.

Güzel bir yazı, tamamını ve Gezer’in diğer bazı yazılarını buradan görebilirsiniz.

İmza D.

Full House bebeleri
Jul 21st, 2009 by D.

Bugün magazin ağırlıklıyız. Kelly Ripa postu için sağa sola bakınırken, karşıma Olsen kardeşler çıktı. Eskiden TV’lerde çeşitli kanallarda döne döne gösterilen Full House dizisindeki ikizleri hatırlarsınız belki. fullhouse8Bu  kardeşler dizi esnasında büyüdü tabii, sonra daha da büyüdüler ve son birkaç yıldır fink atıyorlar ortalıkta.  Şöhretten dolayı bir erozyon gözleniyor yüzlerinde. Ama deli gibi zenginler, hiç bir iş yapmalarına gerek yok. Çünkü Full House hala bir sürü ülkede gösterimdeymiş. Ne güzel gelsin paracıklar, gitsin paracıklar.

olsen-twins-twisted-sisters_ İmza D.

Kelly Ripa’nın olayı nedir?
Jul 21st, 2009 by D.

hope_and_faith-showAyıptır söylemesi, son birkaç aydır bir iki kişi birleşip Amerika’dan bir celebrity dergisine abone olduk. Utanıyoruz itiraf etmeye, ama bayıla bayıla takip ediyoruz. Gecikince endişeleniyoruz vs. Sade, çok profesyonel bir zarf içinde postalanıyor ofis adresine. Millet, birileri kontrat falan yolladı sanıyor, kapak hiç bir detayı ele vermiyor…

Neyse, Türkiye’de sadece Hope and Faith isimli, sevimli ama sıkıcı mı sıkıcı bir diziden aşina olduğumuz Kelly Ripa bu dergide her sayıda bir kaç kere görülüyor. Ve bir seviliyor,bir seviliyor o kadar olur. Yaşı da var gibi. Sevimli ama dünyanın en güzel kadını değil. 13 yıldır aynı adamla evli (Mark Consuelos- tek eşliler daha az haber oluyor kaçınılmaz olarak ama burada durum bu değil anlaşılan), bir ekstra heyecan da yok  gibi hayatında, yani açıklayamıyoruz popülaritesini.

kellymark0701

Anladığım kadarıyla bir sabah programı (Live with Kelly and Regis) sunmuş bir ara. Şu aralar da kocasıyla canlı bir programı var galiba. Ama hala popülaritenin sebebini anlamış değilim. Merak edip internet sitelerini de gezdim. Kadıncağız her yerde. İlginç cidden. Son foto buradan.

30101pcn_Ripa İmza D.

Vakit doldu :):):):)
Jul 19th, 2009 by D.

no-smoking-sign

 

33 soruda dumansız hayatın ilkeleri için buradan buyrun.

İmza D.

Afrodizyak bir yiyecek: Bal
Jul 16th, 2009 by gia

ari

İran’da eskiden çiftler evlendikten sonraki bir ay boyunca, motive olmak için her gün bal likörü içermiş. Balayı da buradan geliyormuş.

Balda testesteron üretiminde etkin olan B vitamini bol miktarda bulunuyormuş. Ayrıca baldaki fruktoz kişiye güç vermesinin dışında, istikrarlı bir enerji arttırımının sağlanmasında da etkiliymiş. Bilginize…

İmza G.

Reiki ile iyileşme – 1. aşama
Jul 15th, 2009 by gia

r1Yıllardır ilgimi çeker Reiki, Reiki ile tedavi; bir türlü harekete geçip öğrenememiştim. En sonunda bir Reiki master (Reiki ustası) ile tanıştım ve onun yakın takibi sayesinde bütün bahanelerden kurtulup öğrendim.

Reiki, 1922′de Japonya’da Mikao Usui tarafından geliştirilmiş bir ruhani alışkanlık. Rivayete göre Usui’ye bir öğrencisi Hz. İsa’nın insanları nasıl dokunarak iyileştirdiğini sormuş. Buna cevap aramaya başlayan Usui bir dağa çıkmış, oruç ve meditasyon döneminin ardından aydınlanmış. Usui’nin öğretisi doğu felfesine çok uygun.  Aldığı temel, bilimsel olarak varlığı ispatlanamayan ancak doğu felsefelerinde yaygın olarak inanılan vücut enerjisi ki (chi). Dünyada herşey enerji olduğuna göre, siz iyi enerjiyi vücudunuza akıtıp kendinizi iyileştirebilirsiniz. Reiki’yi batı dünyası ile tanıştıran Japon asıllı Hawaii’li Hawayo Takata olmuş. Hawayo sindirim sistemindeki ve akciğerindeki ciddi hastlıkları reiki sayesinde yenmiş. Kalp cerrahı Mehmet Öz‘ün eşi Lisa Öz de bir reiki master ve her ikisi de zararsız alternatif tedavilere inanıyorlarmış. Reiki uygulanan hastalarda ameliyat sonrası çok daha az komplikasyon oluyormuş.

r-yuzReiki, bir ustanın size el verip alıştırması (initiate) ile başlıyor. Bu sayede enerji kanallarınız açılıyor ve reikiyi nasıl kullanacağınızı öğreniyorsunuz. 2. aşamada duygusal güçlükleri yenip uzaktaki birine de enerji yollayabiliyorsunuz. Son aşamada ise siz de bir usta olup başka birinin kanallarını açmayı öğreniyorsunuz. Reiki uygulaması çok kolay, vücudun çeşitli yerlerinde elinizi birkaç dakika tutuyorsunuz. Öğrenirken uygulama yapmanızda fayda var. Benim hissettiğim ilk değişiklik ellerimin artık buz gibi olmaması ve elimi koyduğum yerde sıcaklık hissetmem. Bazısı serinlik hissediyormuş. Küçük ağrılarda çok faydalı olduğunu söyleyebilirim, bacaklarımdaki romatizmal zonklamaları hemen geçirdim bu yöntemle. Şimdi herkes soracaktır, “neden o zaman bütün hastalıklar bu şekilde iyileşmiyor” diye. Bence çok ciddi rahatsızlıklar da iyileşir. Ancak yaşadığınız ağrı, sıkıntı çok şiddetliyse eğer, sinirlenmeden, bıkmadan, usanmadan, büyük bir sabırla Reiki öğrenmek, inanmak ve uygulamak hem zor, hem de zaman alır.

Reiki’yi sürekli uygulayıp kendinizi zinde tutmanızda fayda var. Özellikle konsantre olup bir şeylere odaklanmanız şart değil, öyle yaparsanız daha güçlü olur ama odaklanamasanız bile enerji akışı olur. Son olarak doğu felsefesine göre vücudun başına gelenlerin zihinden kaynaklandığını belirtmek isterim. Reiki’nin beş temel şartını (five principles) her sabah gözlerimizi kapatıp tekrar etmek faydalı olacaktır.

Sadece bugün:

– sinirlenmeyeğim
- endişelenmeyceğim
– şükredeceğim
düzgün çalışacağım
– herkese nazik olacağım

İmza B.

Leylek Hastanesi
Jul 15th, 2009 by D.

leylekBugün Vakıflar’la ilgili birileriyle tartışırken, eskiden Laklakan Hastanesi diye bir vakıf olduğunu öğrendim. Konuyla ilgilenmiş olanlar bilirler: Osmanlı’da vakıflar çok önemliymiş ve kamu hizmetlerinin büyük kısmı  vakıflar aracılığıyla yürütülürmüş. Hatta bir kaynakta, Osmanlı’daki hizmetlerin 3/5′inin vakıflar kanalıyla yürütüldüğü yazıyor (aslında 5/3′ü yazıyor ama bence orada bir hata var:)). Hal böyle olunca, ortaya çeşit çeşit amacı olan vakıflar çıkıyormuş tabi. Fakir kızlara çeyiz hazırlama vakfı, esirleri azat etme ve ihtiyaçlarını karşılama vakfı, kitapların ciltlenmesi vakfı, öksüz çocukları emzirme vakfı (ay kıyamam), gece bekçisi görevlendirme vakfı, çocukları gezdirme ve meyve yedirme vakfı (nasıl yani?), cami ve medreselerin duvar yosunlarını temizleme vakfı, mola taşı  dikme vakfı (hamalların dinlenmesi için) gibi.

Bu kadar çeşitliliğin içinde bir de Leylek Hastanesi Vakfı varmış ki benim asıl ilgimi o çekti. 19. yüzyılda Bursa’da kurulan Vakıf, başta leylekler olmak üzere, göçmen kuşların bakımı ve tedavisini sağlamayı amaçlıyormuş. Türkiye’nin ilk hayvan hastanesi olan Gurabahane-i Laklakan (Düşkün Leylekler Evi)‘nin Bursa’nın Kayhan mahallesinde asıl binası, zaman içinde bakımsızlıktan yıkılmış, ama Osmangazi Belediyesi Irgandı Köprüsü’nün hemen yanında aldıkları binada hastanenin yeniden canlandırılacağını müjdelemiş. Gezerken fark etttim, Osmangazi Belediyesi’nin hayvan hakları, sığınmaevleri konusunda epey bir çalışması var anlaşılan.

Şakacı leylek resmi Yeliz’in Dünyası‘ndan. Bu çerçevede, Nisan ayı civarı kendi ellerimle çektiğim leylek sürüsü resimlerine de gönderme yapmak isterim.

İmza D.

»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin