SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Der Vorleser – The Reader
12.Temmuz.2009

bok

Birkaç sene önce, bir arkadaşım bana bu kitaptan bahsetmişti. Yazarını, tam adını falan hatırlamıyordum tabii (zaten Almanca olduğu için her halikarda zorlanırdım). Sonra “The Reader“ı seyrederken, hikaye bir yerlerden tanıdık gelmeye başladı. Biraz araştırınca filmin, arkadaşımın bahsettiği Bernard Schlink’in kitabına dayandığını keşfettim. Kitap Amazon‘da var. Hatırlıyorum o zamanlar da hikaye üzerine epey konuşmuştuk.

The ReaderSeyredenleriniz bilir: Film genç bir Alman kardeşimizin başına talih kuşu konarak, kendinden büyük bir kadınla yaşama fırsatı bulduğu cinsel fantazi ortamını anlatmakla başlıyor. İkinci bölümde ise, yeni bir konu karşımıza çıkıyor: Kadına mı, adama mı, Yahudilere mi daha çok üzülüyoruz bilemiyoruz ama üzülüyoruz, kasvetleniyoruz. Bir sürü şeyi düşünürken buluyoruz kendimizi.

Film Nazileri aklıyor diye epey bir eleştirildi. Gerçekten de Nazilere empati yaparken buluyorsunuz kendinizi, ki cidden insanı rahatsız ediyor. Ama o kadar da basit değil tabi insanı yargılamak. Ben ne yalan söyleyeyim kadına da çok üzüldüm, yalnızlığı falan bana çok dokundu. Ama işte, kafan karışıp kalıyorsun. Film biraz ağır tempolu ama çok başarılı. Kate Winslett’in Oscar’ı kaptığı kadar var. Ralph Fiennes zaten hep başarılı.

Filmden bir iki dialog, çevirmeden bırakıyorum:

Young Ilana Mather: [Testifying in court] Each of the guards would choose a certain number of women. Hanna Schmitz chose differently.
Judge: In what way differently?
Young Ilana Mather: She had favourites. Girls, mostly young. We all remarked on it, she gave them food and places to sleep. In the evening, she asked them to join her. We all thought – well, you can imagine what we thought. Then we found out – she was making these women read aloud to her. They were reading to her. At first we thought this guard… this guard is more sensitive… she’s more human… she’s kinder. Often she chose the weak, the sick, she picked them out, she seemed to be protecting them almost. But then she dispatched them. Is that kinder? ”

İmza D.


4 yorum  
  • tekir diyor ki:
    16.Temmuz.2009 16:37

    Bence filmin en matrak sahnesi delikanlinin kadina “cok guzelsin” dediginde kadinin “neden bahsediyorsun sen” diye sasirmasiydi. O kadar guzel cirkin ve sonuk kadini oynamis ki Kate Winslet!

  • zuspöös diyor ki:
    31.Temmuz.2009 18:09

    Kate Winslet’in Oskar konuşmasını dinledikten sonra daha da çok sevdim bu filmi. Acayip bi duygu karşaması yaşattı bize. 🙂

  • D. diyor ki:
    3.Ağustos.2009 11:11

    Ya evet çok sevimliydi. Dinlememiş olanlar için yapıştırıvereyim.

    “Okay, that fainting thing, Penelope. I’d be lying if I hadn’t made a version of this speech before, I think I was probably eight years old and staring into the bathroom mirror. And this (holding up her statuette) would’ve been a shampoo bottle. Well, it’s not a shampoo bottle now!

    I feel very fortunate to have made it all the way from there to here. And I’d like to thank some of the people along the way who had faith in me, my friends and my family, especially my mum and dad, who are in this room somewhere. Dad, whistle or something, ’cause then I’ll know where you are. (He whistles.) Yeah! (Waving to him.) I love you.

    I’d also like to thank Hylda Queally, Dallas Smith and the late, much loved, much missed Robert Garlock. And from Peter Jackson and Emma Thompson to my very own Sam and Stephen Daldry. I’m very lucky to have been given Hanna Schmitz by Bernhard Schlink and David Hare and Stephen and working with you is an experience I will never forget. There was no division between the cast and the crew on this film, and that’s what made it so special. So, to have been surrounded by a remarkable group of people who provided an unbroken chain of support from David Kross to Ralph Fiennes, Bruno Ganz, Lena Olin, from hair and makeup to cinematography, from the art department to the ADs, and from New York to Berlin. And I am so lucky to have a wonderful husband and two beautiful children who let me do what I love and who love me just the way that I am.

    Anthony and Sydney, this is for you. This is for both of you. And I want to acknowledge my fellow nominees, these goddesses. I think we all can’t believe we’re in a category with Meryl Streep at all. I’m sorry, Meryl, but you have to just suck that up! And, just to the Academy, thank you so much, my God! Thank you!”

    http://www.youtube.com/watch?v=tqsaEDBPGD4

  • semmi94 diyor ki:
    14.Eylül.2009 08:07

    Çok etkileyci bi filmdi gerçekten sonlarına doğru gözlerim doldu :'(
    Kate Winslet’in Oscar konuşması çok komikti remen nefes nefeseydi ve babasına ‘seni göremiyorum ıslık çal’ diince babası şak diye ıslık çalınca koptum ben 🙂
    Filmde Ralph Fines’in karakterin çok eleştirdim, kadına hiç bir şekilde sahip çıkmadı ne bilim tabiki de kadının yaptıklarından sonra çok zor birşey ama biras daha cesaret göstermesini beklerdim.


Bir Cevap Yazın

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>