Daha dün akşam, yani Cumartesi akşamı, evin erkeği ve kankası Fener maçını seyrederken, raporlu olduğum halde (o kadar vazife bilinci içindeyim yani:)) ofis için Pazartesi sabahına bir şeyi yetiştirme telaşında idim.
Bu arada bianet‘de gezerken “çocuklarına anneciğim diye hitap eden anneler” konulu bir yazıyla karşılaştım. Bizim ufaklığı genelde anneciğim diye çağırdığım için, hemen profilimi öğrenme sevdasıyla yazıyı okudum. Okuduklarım hoşuma gitmedi pek. Yarın ne alakası var tipinde bir post yazayım diye aklıma not düştüm (bu lafı da ne seviyorum be: aklıma not düştüm). Lakin sabah yazıyı bulmak mümkün olmadı. Hatırladığım kadarıyla, yazıda çocuklarına anneciğim diye hitap eden annelerin, öncelikle dışarıdan çok itici durduğundan, ardından da bunların aşırı korumacı, çocuk odaklı olduklarından bahsediliyordu. Gerisini de pek hatırlamıyorum doğrusu, ama okurken epey keyfim kaçmıştı.
Anneciğim diye hitap etmek gerçekten bence de dışardan itici durabilir, ama beni buna sevkeden bizim ufaklığın adının telaffuzunun çok çok kolay gelmemesi bana. Nereden dilime dolandı o da ilginç, çünkü ben kimseye -ciğim, -cığım falan ekleriyle hitabı sevmem, anneme anneciğim de demem.
Yazıdaki diğer argümanlar ise tamamen temelsizdi bence. Aşırı korumacı olmak vs, hepsini peşinen reddediyorum. Sonuç olarak her okuduğundan etkilenen insan olarak tadım kaçtı. Sanırım artık daha az kullanacağım, ya da sadece evdeyken:) Eski ama sevilen bir pijama gibi.
Resim artforadoption‘dan.
İmza D.