İngiltere’de yaşadığım, bana kısacık gibi gelen dönemde, çeşitli aile bireyleri, arkadaşlar fırsat bu fırsat diye beni ziyarete gelmişti. Hepsiyle de adanın ortalarından yola çıkıp İskoçya’ya, sonra da Galler üzerinden kıvrılarak güneye inen standart geziler yapmıştık. Bunların birinde teyzemle York’a gitmiştik.

Resim buradan.
Belki annemle falan da gitmiştik; ama nedense teyzemle olanı hatırlıyorum. York; boyle incik cincik hediyelik, el sanatları falan tipinde şeylerin yoğun satıldığı bir yerdi.

Resim buradan.
Bu vesileyle, hiç unutmadığım, ve nedense son zamanlarda devamlı aklıma gelen birşeyden bahsetmek istiyorum: Dükkanın birinde, 4-5 cm büyüklüğündeki kavanozların içinde hapsolmuş periler/minicik insanlar tipinde biblolar vardı. Ama hepsi süper gerçekciydi. Kimi, beni dışarı çıkarın gibisinden duvarlara yumruk atıyor, kimi mutsuz mutsuz bakıyor, kimi de pes etmiş yere çökmüş ağlıyordu. Özetle hepsi mutsuzdu. Fakat işçilikleri o kadar sadeydi ki; kanatları falan yoktu, süslü püslü değillerdi, Peter Pan gibiydi kılıkları. Kavanozun içi de çok sadeydi. Bir minik insanı hapsetsek anca o tip görüntüler verebilir. Biraz internet bakındım benzer bir şey bulamadım. Yanlış hatırlamıyorsam, fiyatı 30-40 Pound falandı. Öğrenci bütçeme fazlaydı, almamıştım. Son zamanlarda o kadar sık aklıma geliyorlar ki. Bu kadar aklımda kalacaklarını da tahmin etmemiştim, yoksa havada karada alırdım. Neyse bu da böyle bir hikaye işte…
İmza D.