»
M
E
N
Ü
«
Muhtemelen son defa Coelho
10.May.2010

Brida’yı kitapçıda gördüğümde, yahu adam ne zaman yazdı bunu diye şaşırdım. Zira Kazanan Yalnızdır daha yeni ortalıkta görünmeye başlamıştı. Ama kitap çok yeni değilmiş, sadece Türkçe çevirisi 2010 başlarında tamamlanmış.

Kitap, ruh eşini arayan, İrlandalı bir kızın öyküsü. Bol bol sihir öğretisi var, okurken bu konulara tamamen ilgimi kaybettiğimi fark ettim. Biraz içim sıkıldı. Çocukken döne döne okumuştum, Asterix’in bir sayısında bir kahin tiplemesi vardı.  Coelho’nun kitabında insanlardan uzak yaşayan ve bizim Brida’ya hocalık eden bir büyücü var. Nedense onu kahin tiplemesiyle hayal ettim kafamda ve bana Asterix’in hikayesinin detaylarını hatırlattı. Çocukluğuma döndüm, içim ısındı.

Brida’yı methetmeye gönlüm yok görüldüğü üzere, lafı evirip çeviriyorum. Ama çamur atmak da istemiyorum, çünkü anlaşılan ben bu türleri artık fazla okumamalıyım. Biraz bakındım, çok beğenen olmuş (mesela Pakize Barışta), ilgilenenlere iyi okumalar …

Coelho’nun ağzından Brida…

“Brida’da cadılar âlemine dalan ve farklı büyü töreleriyle deneyimler yaşayan genç bir kadının öyküsünü anlattım. Yüce Anne, pagan dinleri ve Aşk kavramları gibi sevdiğim temaları işledim. 18 yılı aşkın bir süre önce bu kitabı yazıp Brezilya’da yayımlattığım sırada, Tanrı’nın dişil yüzü gibi temalar çoğu kişinin hâlâ çok yabancı olduğu ve yadırgadığı düşüncelerdi. Ancak, zaman geçtikçe algılamalarda bir değişim olduğunu, insanların dünyanın sezgi yoluyla algılanabileceği fikrine daha açık olduklarını ve toplumun yerleşik kurallarına eskisi kadar kanmadıklarını gördüm. Kitapta da yazdığım gibi, ‘insanın yaşayabileceği en soylu deneyim, gizemi kabullenmektir.’ Dünyanın gizemi giderek daha yaygın olarak kabullendiğini düşünüyorum ve o nedenle sevgili okurlar bu genç kadının öyküsünü sizlere şimdi sunuyorum.”

İmza D.

Paul Coelho – Kazanan Yalnızdır
30.November.2009

winner_20Bayramda  kendimi çok kalabalık bir ortamın içinde buldum. Ama şansım vardı, etrafta ilgiden azmış haldeki kızımla ilgilenmeye dünden razı, bir sürü eli öpülesi insan olduğundan, kendi başıma kalıp bol bol kitap okuma fırsatı buldum. Önce Yaşar Kemal’in son kitabını okuyordum, sonra  sıkıldım.  Bayramdan hemen önce de Coelho‘nun son kitabını bulmuştum, mecburen ona sardım.

card-24-lowSimyacı‘dan beri çok sevdiğim, sadakatle okuduğum, ama Simyacı’nın tadını da sonra hiç bir kitabında bulamadığım Coelho, yine bana bir festival tadı yaşatmadı dogrusu. “Lüks, şafahat, başarıya olan düşkünlük” gibi klişeler yine ön planda. Kitap festival esnasında Cannes’da geçiyor. Hayalleri için herşeyi göze almış tipler var, ara ara yahu benim hayattan istediğim bu muydu gibisinden sorguluyorlar konumlarını, ama kimse de bu lüks ortamını terk etmeye yanaşmıyor. Böyle her yerde karşımıza çıkan muhabbetler dönüp duruyor kitap boyunca.

Şunu da itiraf etmeliyim: Her kitabı bana sanki bir öncekinden daha basit gelmeye başladı. Sinirimi bozmuyor değil doğrusu. Bence artık neyin sattığını da keşfetti, aynı telden çalıyor. Neyse okuyoruz işte karşımıza çıktıkça. Sonuç olarak şiddetle tavsiye edemiyoruz.

İmza D.

Yazarlar: D. - G. - B.
Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin