SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Oranges and Sunshine
17.Ekim.2011

 

Cumartesi Oranges and Sunshine diye bir film seyrettim.

Film Margaret Humphreys (Emily Watson oynuyor) isimli bir sosyal hizmetler uzmanı kadıncağızın İngiltere’de bir skandalı ortaya çıkarması ile başlıyor. Film Nottingham’da geçince ilk etapta ilgimi çekti, şehirden tanıdık manzaralar görebilir miyim hevesiyle oturdum başına. Sonrasında bırakamadım, seyrettikçe depreştim. Cumartesim heba oldu. Özetle şöyle hikayesi; 1800 kadar çocuk 1950’lerden 1970’lere kadar uzanan zaman diliminde İngiltere’den Avustralya’ya göç ettirilmişler. Çoğunun babası yok ama anneleri hayattaymış, buna rağmen çocuklara annelerinin öldüğü söylenmiş ve zaten öksüz olduğunuz için başka şansınız yok vs diye gözleri korkutulmuş. Avustralya da düş gibi anlatılmış, hep güneş vardır, dalından portakal yersiniz kahvaltıda vs. Aralarında dört yaşında çocuklar bile varmış, onlara uzun gemi yolculuğunda nispeten büyük olanlar sahip cıkmış, bunlar da 13 yaşında falan. Sonra Avustralya’ya vardıklarında kendilerine ablalık edenlerden  ayrılmaları da gerekmiş, çocuklar bir kere daha perişan olmuşlar. Avustralya’da da bazıları manastır gibi yerlerde tutulup çoğunlukla barınak ve yemek karşılığı çalıştırılmışlar. Tüm sürgünlerin asıl amacı da işgücü eksiğini kapatmak. Cinsel ve fiziksel taciz son derece olağan gibiymiş. Bu arada İngiltere’de kalan anneler de yurda bıraktıkları çocuklarının peşine düşüyor, onların ki de ayrı bir trajedi. Filmde Margaret  yemiyor, içiyor  bir vakıf kuruluyor  ve bazı çocukları anneleriyle buluşturmak mümkün oluyor.  Çocukların sayıları  çok fazla olduğu için  bu  arayışlar uzun süre devam eder gibi görünüyor. 

Bu kolonilere çocuk yollama muhabbeti de aslında 1850’lerde çocuklar için çalışan Annie MacPherson isimli bir kadıncağızın başının altından çıkmış. Başlangıçta çocukların çalıştırıldığı ve kazanılan para ile de beslenip eğitildikleri yurtlar işletiyormuş. Sonrasında kadıncağız iyi niyetli olarak bu çocuklar yeni bir başlangıç yapsın hesabın bunları kolonilere yollamak için fon toplamaya başlamış. Herkes de iyi niyetli olmadığından olayın seyri değişmiş. Bir kaç kaynaktan okuyunca insan olayın %100 suiistimal üzerine kurulu olmadığını görüp bir miktar çocuğun da evlat isteyen evlere yerleştirilme şansı olduğunu görüyor bir ölçüde ferahlıyor. Ama genel olarak  çok moral bozucu. İnsanın biri 6 diğer 1.5  yaşında iki de bebesi varsa daha da bir fena oluyor:(

2010’da Gordon Brown hükümeti bu çocuklardan özür dilemiş  resmen sanırım. Daha  da okuyayım uykularım kaçsın  derseniz buradan buyurun.

İmza D.

 

 

 


2 yorum  
  • love and smile diyor ki:
    17.Ekim.2011 14:46

    Ben de artık bugün iyi misiniz nerelerdesiniz diye yorum bırakacaktım epeydir yazmayınca…
    iyi haftalaaar 🙂

  • D. diyor ki:
    18.Ekim.2011 09:02

    Ya evet ya artık 3 ayda bir yazmayı hedefliyorum:) çıtayı çook düşürdüm..


Bir Cevap Yazın

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>