SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Gezi Yazıları – Samsun
26.Haziran.2009

Cenovalılar 15.yüzyılda şehri yerle bir ettiği için  Samsun‘da tarih namına pek  fazla görülecek bir şey yok. Büyük bir limanı olan bir sanayi kenti. Karadeniz kıyısındaki en büyük şehir.  Aktarma yapmak dışında illa da gidin denilecek bir yer değil. Uzun bir Karadeniz gezisi başlangıcında ilk konaklama yeri burası olabilir. Gayet de iyi olur.

Transit geçmeyecekseniz, bir kaç gün kalacaksanız sıkılmaya vaktiniz olacaktır. Samsun Arkeoloji ve Etnografya Müzesini gezin. Burada İkiztepe kazı buluntuları, bir miktar da Antik Amisos (Samsun’un eski adı) kenti mozaikleri sergileniyor.  Samsun’un tarihinde, birtakım Yunan kaynaklarına  göre Mert Irmağı kıyılarında Amazon’ların yaşadığından bahsediliyor. Amisos Antik kentinin kendisi ise Samsun’un 7 km ötesinde yer alıyor.

Samsun’da bir de Atatürk müzesi var. Havza’da da kaldığı ve Amasra Kongresi’ne hazırlandığı evi müze olarak  dekore etmişler. “Trekking ortamına dalayım, bu şehirde çok sıkıldım.” derseniz  şehir merkezine çok yakın Kocadağ‘da ve Nebiyan dağında turlar  düzenleniyor. Bir de kışın bir gittiğimizde ufaklığı oyalamak adına Hayvanat Bahçesi‘ne gitmiştik. Hücre sistemi hakimdi ama tertemizdi. Personel alarm durumunda, maymunları taciz eden delikanlılara devamlı fırça atıyordu. Bir de hayatımda gördüğüm en heybetli aslanı burada gördüm ben. Hepsi böyleyse safari falan yapmam doğrusu.

Samsun’a eş durumundan son 10 senedir arada sırada gidiyorum. Doğrusu 2000’lerin başında vakit geçirmek için yemek yemeği  sevdiğimiz bir iki adres vardı (Bu arada CNN Türk – Lezzet Durakları programının Samsun ayağını izlemek isterseniz buradan buyrun). Dönerken çok taze balık alır, şehirlerarası taşır eve götürürdük. Balıkçılar benzer taleplere alışık olduklarından, balıkları özel ambalajlar içine buzla dolu paketlerler. Eve kadar bozulmaz. Hatta başka şehirlerden sipariş geldiğinde Samsun otobüslerine verip gönderiyorlar diye duymuştum.

Yemek yemeği sevdiğimiz adresler hala duruyor. Hala en sevdiğimiz adresler bunlar, değişen bir şey yok o cephede. Biri  süt danasından et döner yapan Çiftlik caddesindeki Ulutan Et Lokantası. Ben et fazla yemem, pek de anlamam. Genelde önce mantı var mıydı diye sorarım, adamcağız yok der mahçup olur. Ben de ya mercimek çorbası, salata ya da pilav üstü kuru fasülyeye razı olurum. Ama buraya kimi götürsek herkes bayılır, yani et severseniz atlamayın. Şehrin göbeğinde, arabanız olmasa da rahatlıkla gidebilirsiniz.

korfezpide1Samsun’un pidesi meşhurdur, belki bilirsiniz. Bu çerçevede bir diğer adres Matasyon Yolundaki Körfez Pide Restoranı (arabasız zor gidilir, dolmuş vs.). Samsun’da bir sürü pideci açıldı, ama bizim hala ilk tercih ettiğimiz yer burası.  Denize hasret garibanlara tam deniz kenarında manzaralı bir yemek vadediyor. Körfez lokantasının bir özelliği de garip bir BMW modeli sergiliyor olması. Bir gidiyorsun girişte, öbür sene içeride. Araştırdım, modelin adı Isetta bubble car sanırım. Emin değilim gerçi, ama kısıtlı araştırmamda bana en yakın model bu gibi geldi. Şirin bir şey.

isetta1

Karadeniz yazıları doğuya doğru devam edecek.

Kırmızı Baykuş’taki diğer Karadeniz seyahati yazıları:

Gezi yazıları – Samsun’dan doğuya doğru
Gezi yazıları – Samsun
Gezi Yazıları – Fatsa’dan doğuya doğru
Gezi yazıları – Amasra
Gezi yazıları – Artvin

İmza D.


3 yorum  
Bir Cevap Yazın

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>