SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Harvey Milk
19.Mayıs.2009

Sean Penn’in müptelası olduğumu daha önce bir kaç kere söylemiştim. Gerçi Milk seyrettiğim en güzel filmi değil bence, ama son zamanlarda okuduğum bir iki yazı bana filmi tekrar düşündürttü.

 milk1

Milk 1977 yılında  belediye başkanı seçildiğinde  ABD’de eşcinsel kimliğini saklamadan üst düzey yöneticiliğe seçilen ilk bürokrat olmuştu. Film Harvey’in 40-48 yaş arası hayatını anlatıyor. Hikaye NY’da başlıyor ve Milk’in sevgilisi ile San Fransisco’ya taşınıp Castro’da bir dükkan kiralamaları ile  gelişiyor. Castro işçi kesiminin yoğun olarak yaşadığı bir bölge  ve kısa zamanda geylerin rağbet ettiği bir muhit haline geliyor.  Milk bir süre sonra  herkese eşit hak söylemiyle  politikaya baş koyuyor. Herşey bir yana, filmi izlerken politikacılığın olmazsa olmaz şartının bir şeylere cidden gönül vermek olduğunu anlıyorsunuz. Ben mesela o kampanyaların yoğunluğunu hayatta kaldıramazdım. Tüm kampanya ekibini üç gün sonra kapının dışına koyup pijamalarımın peşine düşerim. Millete ayıp olur. Neyse Milk  böyle yapmıyor.  İnananı da çok. Seçiliyor.milk2

Filmde gey karakterleri  diğerleri ile harmanlamışlar.  Geyler gey olmayanları, gey olmayanlar geyleri  canlandırmış. Oyuncuların bir şansı da karakterlerin çoğunun henüz hayatta olması olmuş, danışma şansı varmış. Filmde Penn’in nasıl zayıflamış göründüğüne de dikkatinizi çekerim. Filmdeki dükkanın sahnelerini  orjinal mekanında çekip   kiracıya sizi  9 hafta kadar dışarı alabilir miyiz demiş, ayarlamışlar. Film,  kostümler ve mekanlar açısından gerçekten 70’lerin sonunda çekilmiş gibi. Ara ara eski  gösteri  kayıtlarının kullanıldığından süpheleniyor insan. Güzel cidden.

Bir de güzel haber var. Sean Penn’in rol aldığı  Tree of Life yakında vizyonda.

Milk nereden aklıma geldi derseniz, belki  basından takip etmişinizdir; bir kaç  gündür cinsel tercihi bir şekilde  ortaya çıkmış bir futbol hakeminin, bu mesleği layıkıyla yapıp yapamayacağına dair saçma sapan  bir tartışma sürüyor. Bu hakem, önceki akşam  Habertürk’de Ahmet Çakar’ın  programına katılıp  kimliğini açıklamış. Yüzünün mozaiklenmesine de itiraz etmiş. Doğrusu televizyona çıkıp  eşcinsel kimliğini açıklamak bana maço Türk futbol camiası açısından çok cesurca geldi.  Kendisinin, mesleğine sorunsuz devam edebilmesini canı gönülden diliyorum. Ama çok   üzülerek, tünelin sonunda fazla ışık görmediğimi de itiraf etmeliyim.

Bu arada en favori filmlerimden birinin bu konulara parmak bastığı aklıma geldi. Onu da ufaklık  izin verdiği ölçüde bugün, yarın yazarım. Malum bugün tatil,  evde birlikteyiz:).

İmza D.


2 yorum  
  • clementine diyor ki:
    19.Mayıs.2009 19:43

    Sean Penn inin oyunculugu her zaman takdir edilesi cinstendir ki bu filmde de oyleydi ama bu film benim icin biraz sikiciydi ama Sean baba oscari sonuna kadar bu filmdeki mutesem oyunuyla hakketti.

  • D. diyor ki:
    2.Temmuz.2009 08:09

    San Francisco’nun seçilmiş ilk açık eşcinsel meclis üyesi Harvey Milk’in 15 yaşındayken “Sen bu dünyanın ihtiyacı olan ilaçsın. Genelden farklı olan herkes öyle, dünya bunu fark etmese de” dediği yeğeni Stuart Milk Türkiye’deydi. bianet, 17. LGBTT Onur Haftası etkinliklerine katılmak için İstanbul’a gelen ve amcası Harvey Milk’in anısına düzenlenen “LGBTT’ler politikaya açılıyor” panelinde konuşan Stuart Milk’le görüştü. Yeğen Milk ABD’deki LGBT hareketini, Kaliforniya’da yapılan eşcinsel evliliği karşıtı referandumu, iki Oscar kazanan “Milk” filmini ve Türkiye izlenimlerini anlattı.

    Haberi tamamı buradan: http://www.bianet.org/bianet/dunya/115529-daha-cok-daha-cesur-ve-acik-lgbt-siyasetcilere-ihtiyacimiz-var


Bir Cevap Yazın

XHTML: You can use these tags: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>