İlk çıktığında almıştım bu kitabı. Sonra biraz okumaya başladım. Kitapta, Hrant Dink’in çevresindeki birçok kişinin ağzından Dink’in hayatındaki olayların, hayatının farklı cepheleri anlatılıyor. Baştan başladım; oğlu Ararat anlatıyor; babasının vurulduğunu duyuyor, taksiyle Agos’a ulaşmaya çalışıyor, trafik tıkanınca iniyor adama da 100 TL bırakıyor ama sonra dönüp geri alıyor para üstünü, çünkü o noktada hala inkar ediyor ölmüş olabileceğini. “Bacağına sıkmışlardır en fazla” diye düşünüyor kendi kendine. Para üstünü bırakırsa ölme ihtimalini kabul etmiş gibi olacak gibi geliyor. Dedim “ben bunu okuyamam perişan olurum”. Bıraktım. İki üç sene geçti. Agos yayınlarından Diyarbakır’lı Ermeniler diye bir kitap okumuştum (çok güzeldi, tam empati fırtınası). O kitabı bitirince dedim “artık Hrant’ı da okuyabilirim”.
Rakel Dink’in Agos balkonundan yaptığı konuşmaların metinlerini kim yazıyor, ne kadar duygu yüklü diye hep merak ederdim. Tamamını kendi yazıyormuş. Ama insan kitabı okuyunca anlıyor; deli gibi aşıkmışlar birbirlerine. Yetimhanede büyümeleri, yokluk çekmeleri çok yazılıp çizilmişti, kitapta da var. Dink tek başına bir sürü insanın hayatını toparlamaya çalışmış; kardeşlerine sahip çıkmış; babasına kinlenmemiş ona da sahip çıkmış. Cebi para görmeye başladıktan sonra annesini rahat ettirmeye çalışmış, daha küçücükken, okuldayken Ermeni yetimlerin peşine düşmüş Anadolu’da, onlara sahip çıkmış, parasız kalmış, orada burada yatmış. Çoğunluğu çok zor hayatlar yaşamışlar. Özetle kitap çok ilginç, pencereler açıyor kafada, insan sıklıkla isyan ediyor. Gerçi bir şeyi itiraf etmeliyim. Sonlara doğru ben artık her olayı herkesin cephesinden okumaktan biraz yorulup seçmece okumaya başladım. O kadar tekrara gerek yoktu belki de. Yoksa kitap upuzun ama okutuyor. Bir de dava süreçleri herkesin ilgisini çekmeyebilir, istemeyen oraları okumaz.
Herkes sevdiği ile yaşlanamıyor maalesef, okurken çok üzülüyor insan, her şeye aslında, yokluğa, ayrımcılığa vs. Insanın yakın çevresinde okumuş etmiş, “çok iyi kalpli adamdır” diye tanımlayacağı bir sürü insanın abuk subuk konuşması, zalimliği çok koyuyor insana.
Rakel Dink’in konuşmasının tam metnini buradan okuyabilirsiniz.
“Ben de sana yazdım aşk mektubunu sevgilim.Bana da ağır oldu bedeli sevgilim.
Sevdiklerinden ayrıldın, çocuklarından, torunlarından ayrıldın, burada seni uğurlayanlardan ayrıldın, kucağımdan ayrıldın, ülkenden ayrılmadın.”
İmza D.
Bunlar da ilginizi çekebilir...