SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Sarah Jessica Parker
11.Mayıs.2010

Böyle bir site var: http://sarahjessicaparkerlookslikeahorse.com/

Üzülerek birkaç fotoğraf koyuyorum, gerisini siteden bakarısnız. Yeni bir site değil, 5 senelik falanmış. Ama arada, çok ziyaret edildiğinden çökmüş, sonra kaldırmışlar. Ben SJP’ı ne severim, ne sevmem… Ama resimler bayağı acımasız, birazcık üzüldüm onun adına:)

İmza G.

Louis Vuitton modelleri, ama makyajsız halde
27.Nisan.2010

Resmi büyütüp bir yakından bakın. Çok ilginç tipler var! Hemen birkaç makyaj dersi almak istiyorum, profesyonel makyaj!

İmza G.

Butterfly Alphabet
10.Mart.2010

Geçenlerde bir arkadaşım Norveçli fotoğraf sanatçısı Kjell Sandved‘in fotoğrafladığı kelebeklerle ilgili bir mail atmıştı. Baktım internette de bir sürü şey var bu konuda. Butterfly alphabet…

Sandved, yıllardır bu işin peşindeymiş. Kelebek desenlerinde alfabenin tüm harflerini görüntülemiş. Gerçekten güzel şeyler var. Kjell Sandved, taaaa 1960’lı yıllarda Smithsonian Enstitüsü Doğa Tarihi Müzesi’nde çalışırken tavanarasında, bir köşede egzotik kelebekleri keşfetmiş ve üzerlerindeki desenler üzerinde çalışmaya başlamış. Ama işin garibi, fotoğrafçılığı kelebekleri keşfettikten sonra öğrenmeye başlamış. Güzel fotoğraflar var vaktiniz olursa bakın.

İmza D.

Bir fotoğraf yarışması
19.Şubat.2010

İlgilenenleri Güneydoğu Avrupa ile ilgili bir fotoğraf yarışmasından haberdar etmek isterim. Batı Balkanlar ve Türkiye’den  amatör ve profesyonel  fotoğrafçıların katıldığı bir yarışma. En fazla katılım da Hırvatistan,Türkiye, Sırbistan ve Romanya’dan  gelmiş.

26 Mart oylama için son gün. Brüksel’deki  oylama sonucu 24  fotoğraf finale kalmış. Oylama da çok kolay,  çarçabucak (kızımın  deyişiyle çubuçak)  yapılabiliyor.   Güzel fotoğraflar da var. 

İmza D.

Gidemediğim yerler ile ilgili minik geyikler
5.Ocak.2010

nepalBu aralar gerek üzerimize yığılmış ev kredisi, gerek inişli çıkışlı sağlık durumum, gerekse mevsimin kış olması ve bunun da motivasyonumuzu düşürmesi gibi sebeplerle, pek seyahat edemiyoruz. Bu çerçevede gidemediğim yerler ile ilgili ufak ufak ilginç noktalar derledim. Ara ara vereceğim.

Belki biliyorsunuzdur, Tibet-Nepal sınırındaki Everest dağı, dünyanın en yüksek noktası. Dile kolay 8850 metre. Ama bu onu durdurmuş mu? Hayır. Zirvesi, tektonik tabakaların birbirine sürtünmesi sebebiyle sanırım her sene yaklaşık olarak 4 mm daha yükseliyormuş. Nepal’e niyetiniz var ise ve  turla gitmeyeyim, halkın arasına karışayım, biraz kaybolayım, yeniden yolumu bulayım, daha fazla yorulayım ama içine nüfuz edeyim gibi tilkiler kafanızda cirit atıyorsa, visitnepal.com ‘u şiddetle öneririm. Kardeşim sen gitttin mi ki, ne diye öneriyorsun? derseniz diyecek bir şeyim yok, ama biz de zamanında ufak tefek araştırmalar yapmıştık, niyetimiz vardı, olmadı kısmet:(.

MexicoCityİkinci minik haber de Mexico City ile ilgili. Mexico City her sene 10 cm batıyormuş. Yani Venedik’ten tam 10 kez daha hızlı bir şekilde. Sebebi ise pek sağlam bir zemin üzerine kurulmamış olması. Yer kabuğundaki hareket, zaten kaldırımlarda falan ciddi olarak fark edilebiliyormuş. Bir de sanırım Bağımsızlık Meleği Anıtı diye bir anıt varmış, onun etrafına da 26 basamak  kadar bir yükselti eklemek zorunda kalmışlar. Belki  G. akademik çalışmalardan vakit bulduğunda, bize bir Cancun seyahat yazısı patlatır da (okyanus kenarında beyaz kumlu plajı olan otel resmini de koyarsan çok sevinirim:)) biz de gün yüzü görürüz.

lonely_planetBu arada bilmeyenlere minik bir faydam olsun; nereye giderseniz gidin bir Lonely Planet seyahat kitabı edinmeye çalışın. Bu kadar güncel ve bu kadar eğlenceli, gündelik dille yazılmış seyahat kitabı ben bilmiyorum, bilen varsa söylesin…

İmza D.