SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Kırmızı resimler
27.Aralık.2009

Evde sıkıntıdan patladığım bugün, Etsy‘de gene hoşuma giden resimlere rastladım. Aşağıda ekliyorum. Önce en sevdiğim kuş;

kırmızı kus

Kırmızı çiçekler,kırmızı çiçekler

En son da rengarenk su dalgaları;

kırmızı dalga

Hepsi ara133photography‘den.

İmza D.

Buzdan adamlar
21.Aralık.2009

Radikal gazetesinin web sitesinde LIFE dergisinde yılın fotoğrafı seçilen resimlerden bazıları vardı. Ya da hepsi bilemiyorum. Bir tanesi çok sevimliydi.

buzdan adamlar

İmza D.

Pascal Maitre
30.Ekim.2009

51n2h0gxyml__ss500_6Eylül ayının National Geographic dergisinde oyalanırken Maitre’in resimleri çıktı karşıma. Meraklanıp baktım, 1955 doğumlu fotoğrafçı Afganistan’dan Güney Amerika’ya dünyanın dört bir tarafında çalışmış. In the Hearth of Africa ve Madagascar Travelsa World Apart isimli iki kitabı var.

Hakkında bir röportajı buradan okuyabilirsiniz. Fotoğrafları da buradan görebilirsiniz. Seyahat ve iyi fotoğrafçılık süper bir ikili.

İmza D.

Matthew McConaughey’nin sorunu ne?
24.Eylül.2009

Kaslandıkça, dengesini mi yitirmiş ne? Kendi kendine ayakta duramıyor bu adam…

İmza G.

matthew-mcconaughey

Çatır çatır yesin..
28.Ağustos.2009

wedding

(Kaynak: Burası)

Bu yaz bir sürü arkadaşımızın düğünü oldu. Önünden arkasından muhabbeti de bol oldu tabii. Genelde bu  muhabbetler şatafattan pek haz etmeyen bir grubun arasında döndüğü için, sıklıkla “yuh ya bu kadar para vereceğime balayında Güney Amerika’ya giderim, 3 ay kalırım” tipinde sonuçlara bağlandı. Bizi delirten bir kaç  mevzuyu aktarayım:

Gelin başı mesela: Bir arkadaşımız adı sanı bilinen bir kuaföre “Gelin başını ne kadara yapıyorsunuz? ” diyerek bir piyasa araştırmasına girişmiş. Adam 1750 YTL, mekana gelirsek 2000 YTL deyince bunun şafak atmış. Sonra arkadaşımız hiç düğünden bahsetmeyip, gelin başı lafını da telaffuz etmeyip sıradan bir kuaföre gitmiş. 50 YTL’ye saçını toplatmış. 80 YTL’ye makyajını yaptırmış, duvağını da annesi takmış. Gördüğüm en güzel/ sade ama alımlı  gelinlerden biriydi.

Bir de fotoğraf  konusu var bizi delirten: Mesela belli bir seviyenin üzerindeki düğünlerde (mekan isimlerini söylememeye dikkat edeceğim çünkü neticede sağdan soldan duydum:)) önümüze gelen yemeklerin yazıldığı menü kartının fiyatı 4-5 TL’den başlıyormuş. Zira bunlar ekstra süslü oluyor son zamanlarda, dikkatinizi çekti ise, her sayfada bir yemek adı yazan, püsküllü vs., gelin kadar süslü, minik dosyalar adeta. Bugün en kralından kitaplarların 20 YTL civarı olduğunu duyunca garip geliyor. Hemen hesap yapıyoruz;  400 konuk olsa 2ooo YTL  menüye gitti. Elinde 10 saniye tutup bıraktığın şey, bir ton kağıt israfı öte yandan…

Fotoğrafçı aynı arkadaşımızdan 4000 Euro (yazıyla; dörtbin yüroğ) istemiş ve başka fotoğraf makinasıyla çekim yapılmasına da izin vermemiş. Adam savunma olarak “Ama benim adamların hepsi tek tip kıyafet giyiyorlar” diyormuş. Arkadaşımız “Ben onları damat gibi giydiririm, siz bana bırakın, hesabı biraz düşürelim.” argümanlarıyla epey bir direnmiş. Sonunda araya adam katıp olayı 5000 YTL’ye bağlayabilmişlar. Ve de sadece 18:00-01:00 arası  çekim yapılmış, yani kuaför, evde hazırlanma süreci, arkadaşların gelip gitmesi, ağlaşan anneanneler falan gibi muhabetin büyük kısmı fotoğraflanamamış. (Biz şanslıyız. En yakın arkadaşlarımızdan biri benim tamamlamayıp bıraktığım Afsad kursu sonrasında Nikon D70S aldığından beri tüm önemli/önemsiz günlerimizi fotoğraflıyor. Karada ölüm yok bana:))

Ben bir alternatif hesap çıkardım. 2000 YTL saç baş+5000 YTL  fotoğrafçı parası +2000 menü ücretinden bir nebze  yırtabilirseniz 9000 YTL’ye -düğünün diğer masraflarından da kısarak- gidebileceğiniz balayı gezilerini kısaca örneklendiriyorum:

Mesela Şili plajları, Cartagena Colombia, Karayipler. Veya Kamboçya;

cambodia_khmer-dancers

Veya Tahiti’de yüzen evler;

tropical-photos_housesinthesea

Bu arada konudan  şaştım, National Geography’nin web sitesinden bir de Tibet resmi aranırken, karşıma çok sevdiğim   fotoğrafçı (Afgan kızı resmine değinmeyeceğim, içimiz şişti ondan.) Steve McCurry‘nin bir resmi çıktı. Kimseyi bir balayına özendirecek nitelikte değil, ama Steve abiye hürmetimden koymaya niyetlendim. Olmadı. Linkini veriyorum.

Son olarak da şunu söylemek istiyorum: Bizim ufaklık bundan yirmi, yirmibeş veya daha fazla sene sonra bana düğün haberiyle geldiğinde, gelinin annesi/ kız tarafının yarısı olarak şatafatlı birşey istemeyeceğime, sevimli minicik bir kutlamayla tatmin olacağıma ve normalde düğün masrafları için harcamam beklenen parayı çatır çatır yemesi  için kendisine nakden takdim edeceğimi taahüt (doğru mu yazdım bunu?) ediyorum.

İmza D.