SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Aman şarabın iyisi olsun
Jun 9th, 2011 by D.

 

İmza D.

Sevmemek için bir neden daha
Jun 8th, 2011 by D.

Bianet’ten bir yazı:

“Yağmur Ormanlarının Düşmanı Barbie: Dünyanın en bilinen oyuncaklarından Barbie’nin ambalajında yağmur ormanlarından kesilen ağaçlarla üretiliyor.

Greenpeace, üretici firmaya yağmur ormanlarının önemini hatırlattı ve uyardı. Endonezya – BİA Haber Merkezi  08 Haziran 2011, Çarşamba Greenpeace araştırmasına göre Barbie marka oyuncak bebeğin ambalajı, Sumatra kaplanı gibi nesli tehlikede olan hayvanlara ev sahipliği yapan Endonezya yağmur ormanlarından elde edilen ağaçlar kullanılarak üretiliyor. Endonezya, dünyada ormanları en hızlı tahrip eden ülkelerden biri. Endonezya devletinin tahminlerine göre, her yıl bir milyon hektarın üzerinde yağmur ormanı yok ediliyor. Greenpeace yağmur ormanlarının yok olmasını engellemek üzere uluslararası bir kampanya yürütüyor. Bu araştırma da bu kampanya dahilinde yapıldı. Araştırmada Barbie’nin üreticisi olan Mattel’in Asia Pulp and Paper (APP) tarafından üretilen ambalajları kullandığı belirlendi. APP, kâğıt üretiminde Endonezya yağmur ormanlarını kulladığı için zaten kara listede. Greenpeace Endonezya ormanlarını koruma kampanyacısı Bustar Maitar şunları söyledi: “Barbie üreticisi Mattel dünyanın en ünlü oyuncağını üretmek uğruna yağmur ormanı tahribatına son vermelidir. Mattel, kullan-at ambalaj üretimi için Endonezya’daki yağmur ormanlarını tahrip ettiği birçok kez ortaya konan yıkımcı APP’den ambalaj almayı derhal durdurmalıdır”. (HK)”

Ken-Barbie ilişkisinde son nokta  için tıklayın.

İmza D.

Pazartesi
May 16th, 2011 by D.

İmza D.

Tek ortak nokta
May 13th, 2011 by D.

Ortalık toparlama ve temizlik yapma konusunda bir takım takıntılarım var kabul ediyorum. Şu yeni okuduğum  Kundakçı isimli  kitapda, kadın  bir sayfada sanki beni tarif ediyor. Gerçi onun bir noktada kafayı sıyırdığı kesin ama öncesinde de böyleymiş.  Tek ortak noktamızın bu kalmasını dileyerek kitaptan bir alıntı yapıyorum:

“ben öyle bir kadınımın Usame ( kadın kitapta Usame Bin Laden’a mektup yazıyor) bana her türlü karışıklığı verebilirsin senin için düzene sokarım. Bunu yapmaktan memnuniyet duyarım.  Diyelim ki bir parti verdin ve dairen çığırından çıktı.  Şey sabah uğrayabilir ve tüm glam rock CD’lerini doğru kutularına koyup saksıların diplerindeki izmaritleri toplayabilir ve klozeti ıskalamış kusmuğu temizleyebilirim.  Benim için sorun olmaz.  Ya da diyelim mutfağın küçük ve hiçbir şey koyacak bir yer bulamıyorsun. Diyelim ki tüm dolapların ağzına kadar dolu olduğu için kapılarını açtığında sos tencerelerinin kapakları düşüyor ve tüm tezgâhların bomba parçaları ve sakal briyantini tenekeleriyle kaplı olduğu için kirli tabakları koyacak yer yok. Şey ben gelebilir ve seninle birlikte onları düzene sokabilirim. Çekmeceleri elden geçirir ve tek tek her şeyi havaya kaldırıp onlara gerçekten ihtiyacın olup olmadığı sorarım. Ve yapacağım şu olur; hemen hiç kullanmadığın şeyleri bir kutuya koyar ve kutuyu yatağının altına koyarım böylece dolaplarında gerçekten kullandığın şeyleri kaldıracak yer açılır.  Anlıyor musun?”

Kitabın orijinalinde de, çevirisinde de özellikle noktalama işaretleri kullanılmamış.

İmza D.

Açılamıyorum :):)
May 7th, 2011 by D.

Öpücüğün resmi
May 6th, 2011 by D.

Kraliyet  düğünü ile ilgili bir şey yazmaya hiç niyetim yok. Allah mesut etsin. Ama her kanalda öpüştükleri sahnenin peşinde olan ufak kızıma bir jest olarak öpücüğün resmi kayıtlarda dursun diye ekliyorum.

Bir de İngiliz düğünlerinde  şapkaların ve elbiselerin pastel tonlarındaki zırvalıklar konusunda daha fazlası yapılamaz dediğim bir noktada bu çıktı karşımıza.

Onu da, kayıtlara geçmesi için eklemek istiyorum. Bir de niye? diye sormak istiyorum.

İmza D.

Kırmızı Baykuş 2 yaşında
Apr 7th, 2011 by D.

Bugün Kırmızı Baykuş’un 2. yaşgünü.

Bizi takip edenler belki hatırlar, geçen sene yaşgünü münasebeti ile bir hediye çekilişi düzenlemiştik. Katılım çok sınırlı kalmıştı (sayı vermek istemiyorum:( ama 2 haneli bir rakam değildi). Bu nedenle Kırmızı Baykuş bu sene biraz kırgın.

Hediye çekilişi yapmayacak.

İmza D.

karnım tamamen tok iken
Mar 22nd, 2011 by D.

 

İmza D.

Sorma bana
Mar 17th, 2011 by D.

Elimden  ameliyat olduğumda, bir kaç hafta sonra -bizim ofis biraz kalabalık olduğundan da olsa gerek-  biri nasıl oldu diye soracak  diye ödüm kopuyordu. İnsanlardan utanıyordum artık çünkü devamlı farklı bir köşeden yeni birisine hikayeyi anlatan  sesim geliyordu. Gittikçe kısalıyordu  hikaye gerçi. Arada  herkese bir mail atayım diye düşündüm. Gizmodo‘da bulduğum bu  resimli alçılar sıradan kazalarda  olayın 3500 kere tekrarını bir noktaya kadar  önleyebilir.

İmza D.

Collateral, Shriver, 48 saat aralıksız evden hiç çıkmadan iki çocuk bakımı vs.
Mar 15th, 2011 by D.

İnsan tüm hafta sonu evden hiç çıkmadan iki çocukla cebelleşince tüm standartları düşürüyor. Elde avuçta ne varsa onunla takılıyor. Biz de aynen öyle bizim 5 yaşındakiyle birlikte saçma sapan ne varsa seyrettik televizyonda. Öbür bücür de kah orada, kah burada ayağa kalkma egzersizleri yaptı. Yürüyecek bence yakında.

Collateral

Mesela Pazar gecesi kendimi, bugüne kadar en az 5 defa seyretmeye hamle edip asla tamamlayamadığım Collateral‘ı seyrederken buldum. Çok kötü bir film değildi. Beş kere hamle yapmamış olsam iyi bile diyebilirdim. Hatta bir de yönetmeninin eski filmlerine bakalım dedim ki ne göreyim. Michael Mann bir sürü sevdiğim filmi de çekmiş. Manhunter, Ali, The insider, The last of Mohicans vs.

Her şeyden öte, özellikle tavsiye edeceğim şey müzikleri. Not ettim kenara, edineceğim.

Collateral: Original Motion Picture Soundtrack

1. “Briefcase” Tom Rothrock
2. “The Seed (2.0)” (Extended Radio Edit) The Roots, Cody Chesnutt
3. “Hands of Time” Groove Armada
4. “Guero Canelo” Calexico
5. “Rollin’ Crumblin’” Tom Rothrock
6. “Max Steals Briefcase” James Newton Howard
7. “Destino De Abril” Green Car Motel
8. “Shadow on the Sun” Audioslave
9. “Island Limos” James Newton Howard
10. “Spanish Key” Miles Davis
11. “Air” Klazz Brothers & Cuba Percussion
12. “Ready Steady Go (Korean Style)” Paul Oakenfold
13. “Car Crash” Antonio Pinto
14. “Vincent Hops Train” Howard
15. “Finale” Howard
16. “Requiem” Pinto

Lionel Shriver –The post birthday world

Bari dedim evde tıkılı kaldığım bir şeye yarasın. Taaa yazın Banur’la gittiğimiz Amasra’da kızcağıza plajda okurken çabuk oku diye acele ettirdiğim Lionel Shriver –The post birthday world sonunda bitti ama bu arada kitap aşındı, eskidi, evin eşyası gibi oldu. Shriver’in başka bir kitabını okuyup bir de post yapmıştım. Bakınız “Kevin hakkında Konuşmalıyız”. Son kitap diğeri kadar süper değil, İngilizcesi de çok ağır, biraz zor okunuyor, ya da benim için öyle oldu, bilemem artık. Ama güzel. 500 küsur sayfa ama iki kitap gibi düşünülürse çok denemez. Biraz yorucu işte. Konusu biraz Gwyneth Paltrow’un Sliding Doors’u gibi. İki alternatif hayat.

Irina isimli Londra’da yaşayan Amerikalı bir kızcağız var, çocuk kitaplarını resimliyor, bir de bir think-tank’de çalışan sevgilisi (Lawrence) var. Herif yıllarca bununla evlenmiyor, kız arada buna içerliyor ama iyi araları. Bir de sadece adamın yaşgünlerinde buluştukları bilardocu Ramsey var. Bu da  bilardoda çok iyi, bu arada bilardo (ya da snooker, ikisi aynı şey mi bilemeyeceğim) İngiltere’de çok popüler. Dolayısıyla Ramsey çok ünlü. Irina eninde sonunda ikisi arasında kalıyor. Kitap iki kitap gibi; birinde Ramsey’e giderse ne oluyor. Diğerinde  ise gitmezse ne oluyor şeklinde. İkisi de tahmin edildiği gibi bitmiyor.

Lawrence entellektüel ama sıradan bir tip. İçkiye sigaraya karışıyor, bir de siyasi konularda falan ben en iyisini bilirim havasında. Öbürünün tipi daha iyi, biraz sığ ama daha coşkulu, zengin, vur patlasın, çal oynasın vs. Bir de konuşunca dinliyor, daha insan bir tip gibi, ama onunla da hep kapışıyorlar, herifin coşkulu olmasından hareketle herhalde (ne demekse). Özetle fena kitap değildi.

Canım şöyle 500 sayfalık , İngilizcesi zor bir kitap okuyup azcık hırpalanmak istiyor diyenlere şiddetle tavsiye ediyorum.

İmza D.

»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin