SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Kahvaltı tabağı 2
24.Haziran.2009

Son bir kaç gündür bizim ufaklık Türkiye’nin bir ucunda, biz bir ucunda olduğumuzdan, fotoğrafları ile idare ediyoruz. Bir baktık  kızın fotoğrafları arasında, babasının yaratıcı kahvaltı dizaynlarından biri kalmış.

kah11

Sanırım bu kahvaltı serisi devam edecek. Resmi gören herkesin sorduğu sorunun cevabını peşinen vereyim: Hayır bu tabaktaki yumurtanın tamamını yemedi 🙂

İmza D.

Sangria- Spanish fiesta spirit
3.Haziran.2009

Dün Sean Penn ile ilgili olarak Joel Silver‘ın 25 Mayıs‘ta Malibu‘da verdiği partide,  karısıyla sarmaş dolaştı, araları düzeldi  şeklinde pek faydalı bilgiler vermiştim.  Bunu okuduğum websitesinde, bir de partide konukların  eski rock’n roll klasikleri dinleyip sangria ve pink daiquiris içtiklerinden bahsediyordu. Sıcaklarından  basmasından olsa gerek  içim  kabardı. Sangria  tarifi peşine düştüm.

sangriaOrtaya  çıkan şu oldu; Sangria  tarifi diye sabit bir şey yok.  Evde  ne meyva varsa ortaya karışık bir şeyler yapılabiliyor.  Ama başarılı sonuçlar için sanılanın  aksine (ya da  ben uyanığım ya bugüne kadar benim   inandığımın aksine) kaliteli şarap kullanmak gerekiyor.  Bir de tahmin edeceğiniz üzere buz gibi soğuk ve akvaryum gibi bir irice bir kaptan servis yapmak lazım. Birkaç tarif var;

spanish-sangria-recipes

Standart sangria tarifi:

10 dakikada hazır. 4 bardaklık servis.

3 adet 1/4 ölçü (bunu bardak olarak anlıyorum ben) kırmızı şarap

1 tatlı kaşığı  şeker

1 büyük portakalın suyu

1 büyük  limonun suyu

Enlemesine incecik dilimlenmiş  1 büyük portakal  

Enlemesine incecik dilimlenmiş  1 büyük limon

2 orta boy  şeftali, soyulmuş ve küp küp doğranmış.

1 ölçü soda

Hepsini bir kaba dolduruyoruz. Sodayı eklemiyoruz. Akşam  buzdolabında bekletiyoruz.  Tam servis öncesi biraz hareketlensin diye sodayı ekliyoruz. Buz gibi bardakta servis ediyoruz.

Partiler için bir tarif:

3 adet 1/4 ölçü kırmızı şarap

1/3 ölçü şeker

1/3 ölçü brandy

1/3 ölçü Cointreau

1/3 ölçü limon aromalı vodka ( yoksa normal de olur herhalde)

Enlemesine incecik dilimlenmiş  1 küçük limon

Enlemesine incecik dilimlenmiş  1 küçük portakal limon

Enlemesine incecik dilimlenmiş  1 küçük  misket limonu

2 orta boy  şeftali, soyulmuş ve küp küp doğranmış

1 orta boy  erik,  küp küp doğranmış

2 ölçü dilimli  çilek

1 şişe limonlu soda

Hepsini bir kaba dolduruyoruz. Sodayı ve çilekleri  eklemiyoruz. Akşam  buzdolabında bekletiyoruz.  Tam servis öncesi soda ve çilekleri ekliyoruz. Buz gibi bardakta servis ediyoruz.
Bunlar bana yetmedi daha çok çeşit, daha çok çeşit diyorsanız buradan buyurun.

İmza D.

 

 

 

Sosis zararlı mı?
30.Mayıs.2009

Geçenlerde babası, yumurtasını yemeden  sadece sosis  peşinde olan  bücüre, beş saniye içinde komik bir kahvaltı tabağı  hazırladı.Eleman sosislerin hatırına  yumurtaların tamamını götürdü. 

tabakta-sosis

Bizimki  iki yaşına kadar  sosis hiç yemezdi. Vermezdik çünkü.  Ama verdiğimiz gün olay bitti.  O gün bugün sosis  gördü mü affetmiyor. Bu durum hoşuma gitmiyor çünkü sosisin çocuk beslenmesinde  faydalı ve gerekli olmadığını  düşünüyorum. Yetişkin beslenmesinde de bence  külfet bişey. İçeriğinden hiç bir zaman emin olamıyorsunuz, mesela farklı markalar almak zorunda kalırsam benim aklıma hep bağırsağın içine tıkılan çeşit çeşit hayvan etleri gelir. Şişmanlatıyor vs. bir sürü sıkıntı. 

Üstüne üstlük geçen  sene sosisler de ve bazı  burgerlerde kullanılan bir renklendiricinin E128  (Red 2G) kanseröjen özelliğinin yoğun olduğunu okumuştum. Bu konuda  Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (European Food Safety Authority) bir açıklaması var. Sözkonusu  katkı maddesinin artık  insan  tüketimi için uygun olmadığı açıklanmış. AB mevzuatı  çerçevesinde bu katkının belli oranlarda kullanımı halen serbest. Ama Red 2G maddesi vucutta anilin isimli bir maddeye dönüştürülüyor  ve bu da kanser riskini artırıyor. Bizde  sosislere  her türlü renklendiricinin konuluyor olması  şiddetle muhtemel. Fazla yememek lazım.

İmza D.

Çay nasıl ortaya çıktı?
12.Mayıs.2009

Çayı 5000 yıl önce tesadüfen Çinliler keşfetmiş. Birkaç çay yaprağı rüzgardan uçmuş ve devrin imparatoru Shen Nung’un kaynayan suyunun içine düşmüş. Adam suyu içince öyle rahatlamış ki hemen emir vermiş: “Bundan böyle ben de, siz de bu sudan içeceksiniz”.

cay

İmza G.

Limoncello tarifi
7.Mayıs.2009

eufot-lemon-afBir arkadaşımız var, İtalyanlarla çalışıyor. Ne zaman  evine gitsek, sağolsun  masada limoncello‘yu  ihmal etmez. Biz de ailecek pek severiz. Biri İtalya’ya gidecek olsa hemen peşine düşeriz. Yalvarırız yakarırız, hediye olarak bekleriz. Geçen gün “yahu biz neden evde yapamayalım?” dedik. İtalyanlarla çalışan arkadaşın peşine düştük. O da devamlı limoncello tedarik eden şahsın peşine düştü ve Gianni tarifi yolladı. Şöyle:

– 10 orta boy  limon ( büyükse daha az sayıda yeterli)
– 1 litre %95 alkol ( Bunu da eczaneden almak lazım herhalde. İnsan kolonya içip intihara teşebbüs edip kör olan insanların haberlerini okudukça tırsıyor alkolü doğrudan içmeye, acaba votkayla olur mu? Eczacılık falan okuyan varsa, cevap versin)
– 1 litre su
– 800 gr  şeker

Hazırlanışı: Limonları soyuyoruz ama sadece sarı kısmını, beyaz zar kalıyor. Kapağı hava almadan kapanacak bir şişeye koyuyoruz, alkolü ekleyip kapatıyoruz. Şişeye 5  gün hücre cezası veriyoruz, karanlıkta tutuyoruz, hergün bir kere sallıyoruz. 5 gün sonra suyu ve şekeri bir tencereye koyuyoruz. Şeker eriyene kadar ısıtıyoruz. Karışım bir gün bekliyor. Limonların zarlarını çıkarıyoruz. Sonra bir huniye tülbent geriyoruz. Ve şurubu şişelere boşaltıyoruz.

lemon-growers-to-foster-lemon-awareness

Yaklaşık 2.5 litrelik 35 derece bir likör ortaya çıkıyormuş. Afiyetle içmece.

P.S: Fotoğraflar buradan ve buradan .

İmza D.