SIDEBAR
»
S
I
D
E
B
A
R
«
Sosis zararlı mı?
May 30th, 2009 by D.

Geçenlerde babası, yumurtasını yemeden  sadece sosis  peşinde olan  bücüre, beş saniye içinde komik bir kahvaltı tabağı  hazırladı.Eleman sosislerin hatırına  yumurtaların tamamını götürdü. 

tabakta-sosis

Bizimki  iki yaşına kadar  sosis hiç yemezdi. Vermezdik çünkü.  Ama verdiğimiz gün olay bitti.  O gün bugün sosis  gördü mü affetmiyor. Bu durum hoşuma gitmiyor çünkü sosisin çocuk beslenmesinde  faydalı ve gerekli olmadığını  düşünüyorum. Yetişkin beslenmesinde de bence  külfet bişey. İçeriğinden hiç bir zaman emin olamıyorsunuz, mesela farklı markalar almak zorunda kalırsam benim aklıma hep bağırsağın içine tıkılan çeşit çeşit hayvan etleri gelir. Şişmanlatıyor vs. bir sürü sıkıntı. 

Üstüne üstlük geçen  sene sosisler de ve bazı  burgerlerde kullanılan bir renklendiricinin E128  (Red 2G) kanseröjen özelliğinin yoğun olduğunu okumuştum. Bu konuda  Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (European Food Safety Authority) bir açıklaması var. Sözkonusu  katkı maddesinin artık  insan  tüketimi için uygun olmadığı açıklanmış. AB mevzuatı  çerçevesinde bu katkının belli oranlarda kullanımı halen serbest. Ama Red 2G maddesi vucutta anilin isimli bir maddeye dönüştürülüyor  ve bu da kanser riskini artırıyor. Bizde  sosislere  her türlü renklendiricinin konuluyor olması  şiddetle muhtemel. Fazla yememek lazım.

İmza D.

Çay nasıl ortaya çıktı?
May 12th, 2009 by gia

Çayı 5000 yıl önce tesadüfen Çinliler keşfetmiş. Birkaç çay yaprağı rüzgardan uçmuş ve devrin imparatoru Shen Nung’un kaynayan suyunun içine düşmüş. Adam suyu içince öyle rahatlamış ki hemen emir vermiş: “Bundan böyle ben de, siz de bu sudan içeceksiniz”.

cay

İmza G.

Limoncello tarifi
May 7th, 2009 by gia

eufot-lemon-afBir arkadaşımız var, İtalyanlarla çalışıyor. Ne zaman  evine gitsek, sağolsun  masada limoncello‘yu  ihmal etmez. Biz de ailecek pek severiz. Biri İtalya’ya gidecek olsa hemen peşine düşeriz. Yalvarırız yakarırız, hediye olarak bekleriz. Geçen gün “yahu biz neden evde yapamayalım?” dedik. İtalyanlarla çalışan arkadaşın peşine düştük. O da devamlı limoncello tedarik eden şahsın peşine düştü ve Gianni tarifi yolladı. Şöyle:

- 10 orta boy  limon ( büyükse daha az sayıda yeterli)
- 1 litre %95 alkol ( Bunu da eczaneden almak lazım herhalde. İnsan kolonya içip intihara teşebbüs edip kör olan insanların haberlerini okudukça tırsıyor alkolü doğrudan içmeye, acaba votkayla olur mu? Eczacılık falan okuyan varsa, cevap versin)
- 1 litre su
- 800 gr  şeker

Hazırlanışı: Limonları soyuyoruz ama sadece sarı kısmını, beyaz zar kalıyor. Kapağı hava almadan kapanacak bir şişeye koyuyoruz, alkolü ekleyip kapatıyoruz. Şişeye 5  gün hücre cezası veriyoruz, karanlıkta tutuyoruz, hergün bir kere sallıyoruz. 5 gün sonra suyu ve şekeri bir tencereye koyuyoruz. Şeker eriyene kadar ısıtıyoruz. Karışım bir gün bekliyor. Limonların zarlarını çıkarıyoruz. Sonra bir huniye tülbent geriyoruz. Ve şurubu şişelere boşaltıyoruz.

lemon-growers-to-foster-lemon-awareness

Yaklaşık 2.5 litrelik 35 derece bir likör ortaya çıkıyormuş. Afiyetle içmece.

P.S: Fotoğraflar buradan ve buradan .

İmza D.

»  Substance:WordPress   »  Style:Ahren Ahimsa
Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin